Cuma, Mayıs 23, 2008

Minik kuşum,kınalı kuzum Serra'm




Senadan sonra eşime bir daha çocuk mocuk istersen kendin gelirsin hastaneye benden bu kadar diyen ben, Sena biraz büyüyünce ay canım tek çocuk olur mu bir kardeş lazım demeye başladım.


Sena çok uslu bir bebek olduğu için doğacak olanı da uslu olacak zannetme gafletinde bulundum.Ama Serra tam bir ateş parçası doğduğu günden 9 aylık olana kadar bize uykuyu haram etti.O kadar ki elektrik düğmelerinin çıt sesine uyanırdı.Valla Serra ilk çocuk olsaydı bir daha çocuk yapmayı iki kere düşünürdüm.


Serranın yola çıkma haberini alınca çok sevindik Sena 6 yaşında olmuştu,artık kardeş istemeye başlamıştı.Ama benim içimde fırtınalar kopuyordu tabi,ilk çocukta bir şey bilmeden gittim hastaneye,ama şimdi o zorlu süreç aklıma geldikçe uykularım kaçıyordu.En çok ta Senayı düşünüyordum bana birşey olursa ne yapar diye.


Neyse bu sefer randevulu gittik hastaneye ilki sezeryan olduğu için hemen otuzsekiz haftalıkken alalım fazla beklemesine gerek yok dediler.Serranın cinsiyetini beş aylıkken öğrenmiştik,bu sefer doğru tahmin etmişler sürpriz olmadı ve Serra hanım dünyaya teşrif etti ama ne teşrif ediş.Ben Serra kadar ağlayan bir bebek daha görmedim.Sena anne artık sussun ne olur demeye başladı.Gece bir yerimi ağrıyor acaba diye hastanelere taşınıyorduk ama nafile susmuyordu.


Kırkı geçince geçer diye bekledik geçmedi,üç ay bitsin geçer dediler yok geçmedi.Tam üç kere üç ay geçirdik dokuz ayını doldurdu yavaş yavaş huysuzlukları azaldı.Şimdi üç yaşını dolduracak minik meleğim Allah kısmet ederse, ama ben onu büyütürken verdiğim emekle beş tane Sena büyütürdüm.


Şimdi de pek uslu sayılmaz ama bebekliğine nazaran melek gibi oldu.Allah uzun ömürler versin çok zorluklar çektim, şimdi o tatlı şen kahkahalarını evin içinde duyunca iyiki varsınız meleklerim diyorum.Unutmayın anneniz büyük meleğini ve küçük meleğini çok ama çok seviyor.


İlk gözağrım,ciğerparem Sena'm


Evlendikten birkaç gün sonra eşim sağolsun Dilek bir bebeğimiz olsa şuralarda pıtı pıtı dolaşsa demeye başladı.(sanki bebekler hemen doğar doğmaz pıtı pıtı dolaşmaya başlıyor) Ben de saf tabi hemen hayallere daldım;pıtı pıtı dolaşan bir kız bebek için.
Rabbime çok şükür fazla bekletmedi bizi .Şüphelenmeye başlayınca hemen kan testi yaptırdık garantili olsun diye.Sonuçlar pozitif olunca havalara uçtuk,sanki beş on yıldır(evleneli sadece üç ay olmuştu) çocuk özlemi çekiyormuşuz gibi.Annem hala söyler iyiki Sena oldu yoksa yeni caminin önüne çocuk dilenmeye çıkacakmışsınız diye.Resmen çıkacakmışız daha test yaptırdığımız hastanenin önünde eşim telefonla herkese mutlu haberi verdi.
Neyse ben dokuz ay lay lay lom,kanat takarak gezdim dolaştım.Son kontrolümüzde bebeğin erkeğe benzediğini söylediler.Neyse ilk çocuk olduğu için fazla kafama takmadım.
Son gün sabah sekiz gibi eşimi işe uğurlarken bazı değişiklikler farkettim.Hemen dedim Ediz işe filan gitme hastaneye gidiyoruz.
Aylardır beklediğim hayalini kurduğum bebeğim nihayet geliyordu.Hemen annemlere ve kayınvaldemlere haber verdik.Hastanede buluşmaya karar verdik.Heyecanla hastaneye gittik.İğne olmaktan ödü kopan ben.Kaç kere dişçi koltuğunda dişçileri canından bezdirerek ağzımı bile açmadan kalkan ben; lay lay lom etrafımdakilere gülücükler saçarak ameliyathaneye gittim.
Ameliyathanede anestezi doktoru bebeğin cinsiyetini biliyormusun diye sordu.Ben de biraz buruk.Erkekmiş ama ben kız istiyordum ismi de Sena olacaktı dedim.
Ameliyattan çıkınca doktorlar uyan Dilek kızın oldu Sena hanım doğdu dediler.Ben de içimden doktorlar ben uyanayım diye kızın oldu diyorlarlar herhalde diye geçiriyorum.Odama çıkarken eşime bebeğimi sordum,çünkü onu benden önce çıkartmışlar ameliyathaneden.Eşimde minicik bir kızımız oldu dedi.Tabi ona da inanmadım.Ta ki bebeğimi kendim görene kadar.
Çoktatlı ufacık bembeyaz bebeğimi ilk göz ağrımı kucağıma aldığımda dünyada tarifi olmayan bir mutluluk yaşadım.Öyle minik öyle tatlıydı ki anlatamam.
Tabi eve gidince uykusuz geceler,tecrübesizlik ilk kırk gün baya zorlandık.Kırkından sora kızımızın keyfini doya doya çıkarttık.Çok uslu bir bebekti.
Canım kızım Sena'm,meleğim Allahım iyiki seni bize vermiş.İyiki bizim kızımız olmuşsun.Bazen anne kız çatışmalarına girsekte,bazen ay anne başkalarının annesi hiç böyle yapmıyor her istedikleri yere gönderiyor desende.İnan bütün yaptıklarım senin iyiliğin için.Sen bize gökten inen bir meleksin.Saçının teline zarar gelse benim yüreğim sızlar.Yavrum seni ve kardeşini çok seviyorum.Sevgimden yavrum ne yaparsam size olan sevgimden bunu asla unutma.
Saçlarını dağıtırsın
Rüzgarlara bırakırsın
Sen sevmeye yakışırsın
Seni sevmeyen ölsün

Perşembe, Mayıs 22, 2008


İşte bu bizim hikayemiz
Öyle saf öyle temiz
Kenetlenmiş ayrılamaz
Kalbimizden ellerimiz
Şimdi anlatacağım hikaye tam 11 yıl 6 ay önce başladı.1996 yılının Kasım ayında tanıştım eşimle.O zamanlar görücü usulü evlenmeye çok karşıydım.Eşimi kendim seçicem bu devirde görücü usulü evlenme mi kaldı derdim hep.(Çok büyük konuşmuşum.Gerçi kendim seçseydim bu kadar sevebilirmiydim bilemiyorum)
Bu arada birde devlet memurluğu sınavlarına girmiştim,sonuçlarını büyük bir heyecanla bekliyordum.Yani aklımda evlenmek gibi bir düşüncenin zerresi yoktu.Derken bir gün........
Annemin samimi arkadaşının gelini,bizim karşı komşumuz benim de gelin geldiğinden beri arkadaşım Filiz (kendisi şimdi görümcem olur.Kulakları çınlasın) kardeşine kız arıyormuş.Annemin arkadaşı da benimle anlaşabileceğini düşünüp anneme konuyu açmış.İki arkadaş ortak karar vermişler bir görüşsünler diye.Benim bunlardan hiç haberim yok.Filizle iyi arkadaşlığım var ama kardeşini hiç görmemiştim.
Neyse efendim banada herşey kararlaştırıldıktan sonra bir zahmet söylediler ve....... kıyametleri kopardım tabi istemem diye.İşe başlıycam çalışıcam hayata atılıcam bu da nerden çıktı şimdi diye düşüncelere daldım.(Ediz sen buraları okuma) Annem bir gör bakalım, son söz senin,ayıp olmasın insanlara dedi.
Neyse ayıp olmasın diye gördüm.Görüş o görüş iki hafta sonra sözlendik.Sözlendiğimin ertesi günü tesadüf iş başvurumdan haber geldi.Memuriyet hayatıma da başladım.İki heyecanı bir arada yaşamış oldum.Bir yıl sonra evlendik.Çok şükür iki kızımızla mutlu bir evliliğimiz var.Allah bozmasın.Amin.

Çarşamba, Mayıs 21, 2008

Sena hanımın aktivitesi







Serra hanımın su aktivitesinden sonra gelelim Sena hanımın mankenlik aktivitesine.Hanfendi giyinsin süslensin ayna karşısından ayrılmasın.Dayısını düğününde aldığımız tuvaleti bulmuş dün akşam salına salına geziyordu evde.Ama kazayla ders çalış kızım, ya da odanı topla kızım dersem; Ay anne çok yorgunum dur biraz dinleneyim demesi bazen bardağı taşırmaya yetiyor.Çocuğum niye yoruldun kıyafet giyip çıkarmaktanmı? Vah vah vah.Taş taşıttık sanki çocuğa.


İki zıt karakterli kızım var.Küçüğü ne kadar canlı neşeliyse,büyüğü bir o kadar küçük dağları ben yarattım şeklinde dolanıyor evde.Küçüklüğünden beri böyledir benim prensesim;sen sarılacaksın o gelip sarılmaz,sen öpeceksin o gelip hayatta öpmez.Küçük ise biraz yüz versek tepemize koltuk takımı kuracak.


Salı, Mayıs 20, 2008

Su aktivitemiz



























Serra hanım baktıki annesinin su aktivitesi yaptıracağı yok.İş başa düştü dedi ve sıvadı kollarını.... Annesi camları silerken o da balkonun yerlerini,olmadı bacaklarını,yeni giydiği kıyafetlerini bir güzel temizledi.Annesine de bu anı ölümsüzleştirmek ve birde Serra hanımı yıkayıp yeni kıyafetler giydirmek kaldı.

















civcivlerimiz


Bunlarda yeni evcil hayvanlarımız.Kedimizden sonra babamız ve kızları civciv alıp geldiler eve.Zaten ben ne zaman evde büyük bir temizlik yapsam eşim ya bilerek ya da bilmeyerek (orası meçhul) o gün elinde bir kedi, olmadı canı balık istemiştir tam da benim temizlik yaptığım gün hadiiii evde balık kızartması kokusu artık temizlik yapmamaya karar verdim,hiç olmazsa daha az sinirlenirim.

Bu haftasonu da üçgün tatil bari yazlıkları da çıkartıyım dedim.Cumartesiden camlarımı yerlerimi sildim.Pazar günüde gardolabı indirdim resmen kışlıkları kaldırdım,yazlıkları çıkardım.Pazar günü ütüye bir başladım pazartesi akşama zor bitti.

İşte ben ütülerle böyle boğuşurken eşim ve kızlarım pazara gitmeyi teklif ettiler.Ben de memnuniyetle ben ütüleri yapayım sende kızlarla pazara git.Taze fasulye,patates bir de meyve al dedim.Üstüne basa basa söyledim.Çünkü eşim sağolsun dinler gibi görünüp aaa sen öylemi demiştin ben böyle anlamışım diyerek alakasız şeyler alıp geldiğide çok olur.

Neyse bunlar pazara gitti.Pazar hemen bizim sokağa kuruluyor çok yakın.İstediklerimi eksiksiz almışlar bi de ellerinde bir karton kutu.Bu da ne dedim,civcivmiş efendim Sena çok istemiş,Serra çok sevmiş.Şimdi evimizde iki adet civcivimiz var hadi hayırlısı bakalım.

Cuma, Mayıs 16, 2008

Yağmurun birgün dinmeyeceğinden, hiç bitmez görünen hayat ırmağının birgün kurumayacağından, sizi alıp diyardan diyara gezdiren rüzgârın duruvermeyeceğinden.



Emin misin ?



Hep atan yüreğinin duruvermeyeceğinden, gören gözünün hep göreceğinden, duyan kulağının hep duyacağından.



Emin misin ?



"Ben olmazsam olmaz" dediğiniz işlerin asla sensiz yapılamayacağından, sen olmazsan dünyanın duruvereceğinden, seslendiğinde titrettiğini sandığın şu dağların hep emrinde olacağından.



Emin misin ?



Sana uzanan ellerin hep yanında olacağından, yüreğini verdiklerinin birgün sırtlarını dönüp gitmeyeceğinden.



Emin misin ?



Boynuzsuz koyunun, boynuzlu koyundan hakkını alacağı günde; balıklardan kuşlara, ağaçlardan güneşe, üzerindeki mesajları okuyup anlamadığın yaratılmışların senden şikâyetçi olmayacağından.



Emin misin ?



Sana hep açık duran ilahî kapıların birgün kapanmayacağından ve şaşırıp kalmayacağından.



Emin misin ?



Karanlığın içinde kaybolup giden çığlıkları duyabildiğinden, yüreğindeki ışıktan başkalarına da verebildiğinden.



Emin misin ?



Güzel bir hayat yaşadığından, yapabileceğin herşeyi yaptığından. Emin misin? Bütün bunlar için bir kere daha fırsatın olacağından. Sahiden,



Emin miyiz ?…



****** Zira Allah sevdiği kullarını, kendi yanına alırken, maddi ve manevi kirlerinden arınmış olarak alır..Onun için devamlı olarak tevbe kapılarını açık tutmuştur... Allaha Ne Kadar Muhtaçsanız O'na o kadar ibadet ediniz ya da Ateşe ne kadar dayanabilirseniz, o kadar günah işleyiniz... Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir.





CUMANIZ MUBAREK OLSUN


Netten alıntıdır.Beni çok etkikedi.Siz ne dersiniz?..