Cuma, Aralık 26, 2008

İşte Bu Bizim Hikayemiz......


Hikayemiz 1996 yılının Aralık ayında başladı; Genç kız o yıl girdiği memuriyet sınavının sonuçlarını büyük bir heyecanla bekliyordu.....Aklında fikrinde girdiği sınavın sonuçlarından başka bir şey yoktu.Artık kendi parasını kazanıp çalışma hayatının heyecanını tadmak istiyordu....
.
Genç kızın annesinin samimi bir arkadaşı vardı,tesadüf bu komşunun gelini onların karşı dairelerine taşınmıştı ve genç kızla çok iyi arkadaş olmuşlardı....Derken bir gün annesi genç kıza karşılarına taşınan komşunun gelininin erkek kardeşinin kendisiyle bir görüşmek istediğini söyledi.......
.
Genç kız kıyamet kopardı,görücü usulü evlenmeyi hiç düşünmüyordu ve hayat onun için daha yeni başlıyordu....Fakat annesi bir görüşmesini tavsiye etmişti.Bir görüşmekten hiç bir şey olmazdı,kendi kararını kendi verecekti...Genç kız bir görüşmeye lütfen razı olmuştu.....
.
Genç kız ve delikanlı görüştüler..................O görüşmeden 1 hafta sonla nişanlandılar ve 1 sene sonra da evlendiler....
.
Hikayemizin kahramanları şu anda nerede ve ne yapıyor diye merak ediyorsanız, Kendileri,mutluluklarına mutluluk katan Sena ve Serra adında iki meleğin anne ve babası olarak yarın kutlayacakları 11. evlilik yıldönümlerinin heyecanını yaşayarak sizlere iyi hafta sonları diliyorlar,hepiniz sevgiyle kalın.....

Perşembe, Aralık 25, 2008

Bir El de Sen Uzat.....


Dün bir yorum aldım, bir el uzat adlı blog arkadaşımız çok faydalı işlere imza atmış.Bloğunu gezdim başarılarını gördüm.Çok güzel bir davranış kendisini yürekten tebrik ediyorum ve yorumunu yayınlıyorum..

Blogcular olarak başlatmış olduğumuz yardım ve ziyaret organizasyonlarımızın ilki olan Huzur evi ziyaretimiz başarıyla tamamlanmıştır. Şimdiki Hedefimiz Bartın ilinde bulunan Gözde BirÖz Çocuk yuvası yardım ve ziyaret emek.

İlgili bütün ayrıntıları www.bireluzat.com adresinden görebilirsiniz. Blogcular olarak Yardım konularında sizlerle el ele olarak daha fazla kimsesizimize ulaşmayı hedefliyoruz. En büyük desteğiniz bu konuya bloglarınızda yer vermeniz olacaktır. Bundan sonra gerçekleşecek organiasyonlarımızda sizleride aramızda görmekten mutluluk duyarız.www.bireluzat.com

Çarşamba, Aralık 24, 2008

Kızım Kitap Okumayı Sevmiyooor.....

Kızım neden kitap okumayı sevmiyor?..Sevdirmek için neler yapabilirim?...

Oysa ki kitap en candan arkadaştır insana...Yeni yerler keşfederiz,yeni insanlar tanırız kitap sayfalarının arasında.....Bu duruma çok üzülüyorum,benim gibi kitap için deliren biririnin kızı kitap okumayı hiiiiç ama hiiiiç sevmesin,anlıyamıyorum anlamak da istemiyorum.

Ben küçükken şimdiki gibi imkanlar nerde.......Bir kitap bulsam onu okumadan uyumazdım.Türkçe ders kitaplarının hikayelerini bile okurdum....
.
Şu anda işyerimdeki çekmecem bile okunacak kitaplarla dolu,kitap okurken başka dünyalara gidiyorum sanki o insanlarla o anda yaşıyormuşum gibi....fakat bu sevgiyi bir türlü kızıma alıştıramadım o kitap okumayı çok zor bir iş olarak görüyor....

Dün akşam eve gittim Sena dersin var mı kızım diye herzamanki gibi sordum,yok anne dedi. O zaman kızım bir kitap oku dedim,tamam yemekten sonra söööööz okuyacağım dedi,yemek yendi kızım kitap oku dur anne portakal yiyeyim öyle,su içeyim öyle......İçinde yok çocuğumun,çok üzülüyorum.Bazen kızım bendeki kitap sevgisinin yarısını alabilseymişsin sana yetecekmiş diyorum,galiba babasına çekti eşimde bana özenerek kitap okumaya başlar ama 5-10 sayfadan gerisi gelmez....

Ama küçüğümden umutluyum şimdilik aldığım hikaye kitaplarının resimlerine bakarak bana çok güzel okuyor,kitabını seviyormusun kızım deyince seviyorum diyor.İnşallah Serra kitap okumayı sever de benim emeklerim boşa çıkmamış olur.Ben de kızıma hep hayalini kurduğum kitaplığı kurarım....
.
Küçüklüğümden beri kitap delisi olduğum için annem zaman zaman kızardı,bu kadar çok okuma kör olacaksın diye...Ben de hep hayal kurardım kızım olunca birlikte kitaplar okuyacağız diye.....Neyse daha geç kalmış sayılmayız,elbet bir gün kitabın dostluğunu anlayacaklar...Yaşasın kitap okumak....
.
İşyerimde okumakta olduğum kitaplarımdan bazıları....
.

Pazartesi, Aralık 22, 2008

Haftasonumuz......

Haftasonu iş arkadaşım Gülçin'in evindeydik...Bize yaptığı mamaların bir kısmını çektim ama sonra tabaklar hazırlanırken resim çekmeyi unutmuşum.Bu görüklerinizden hariç nefis bir böreği ve mısır ekmeği de vardı.Hepsi çok güzeldi ellerine sağlık canım arkadaşım.... Sıra sıra inciler.....Yasemin'in oğlu Çağrı,Sena,Gülçin'in kızı Ezgi,Serra,Yasemin'in kızı Cemre....





Remziye'nin oğlu Musa....Annelerden çok çocuklar vardı ama neyse onlar odalarında kudurdular,pek bizimle ilgilenmediler....



Küçükler hanım hanımcık otururken büyükler oynadılar....




Şu tatlılıklara bakın Allah aşkına,pek masumlar....


Evet son olarak kızların bana zorla aldırdıkları bez bebek....Koca kızıma da aldık,bu resmi de Sena çekmiş zaten.....


Hepinize iyi haftalar diliyorum,kendinize çok iyi bakın...Sevgiler.....

Cuma, Aralık 19, 2008

Fark Etmeli İnsan.....


Kendisinin, hayatın olayların, gidişatın farkında olmalı.

Farkı farketmeli, fark ettiğini de fark ettirmemeli bazen...

Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını fark etmeli.

Anne karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını ve en sonunda bir metrekarelik yere nasıl sığmak zorunda kalacağını fark etmeli.

Şu çok geniş görünen dünyanın, ahirete nispetle anne karnı gibi olduğunu fark etmeli.

Henüz bebekken 'Dünya benim!' dercesine avuçlarının sımsıkı kapalı olduğunu, ölürken de aynı avuçların 'her şeyi bırakıp gidiyorum işte!'dercesine apaçık kaldığını fark etmeli.

Ve kefenin cebinin bulunmadığını fark etmeli.

Baskın yeteneğini fark etmeli sonra.
Azrailin her an sürpriz yapabileceğini, nasıl yaşarsa öyle öleceğini fark etmeli insan

Hayvanların yolda, kaldırımda, çöplükte ama kendisinin güzel hazırlanmış mükellef bir sofrada yemek yediğini fark etmeli.

Yaratılmışların en güzeli olduğunu fark etmeli ve ona göre yaşamalı.
.
Gülün hemen dibindeki dikeni dikenin hemen yanı başındaki gülü fark etmeli.

Evinde kedi, köpek beslediği halde çocuk sahibi olmaktan korkmanın mantıksızlığını fark etmeli.

Eşine 'seni çok seviyorum!' demenin mutluluk yolundaki müthiş gücünü fark etmeli.

Dolabında asılı 25 gömleğinin sadece üçünü giydiğini ama arka sokaktaki komşusunun o beğenilmeyen gömleklere muhtaç olduğunu fark etmeli.

Zenginliğin ve bereket in sofradayken önünde biriken ekmek kırıntılarını yemekte gizlendiğini fark etmeli.

Annesinden doğarken tertemiz teslim aldığı gırtlağını ve aşırı beslenme yüzünden sarkan göbeğini fark etmeli, fark etmeliyiz çok geç olmadan....

Ömür dediğin üç gündür, dün geldi geçti yarın meçhuldür... O halde ömür dediğin bir gündür,o da bugündür....>


(Can Yücel)

Perşembe, Aralık 18, 2008

Klozet Takımım......

Klozet takımımın büyük parçasını bir hevesle yaptım,banyoya serdim ama küçük bir sorun oldu,kapı açılıp kapanmıyor.Kapıları değiştirmeyi düşünüyorum ama bu şimdilik olmaz biraz zamanı var.Öbür parçalarını yapmadan önce aklıma bir fikir geldi! ....Acaba ben bunu söküp kızların odasına büyükçe bir halımı yapayım.İki kilo ip almıştım yeter mi?....Yoksa eksik parçaları da tamamlayıp kapılarımı yaptırmayı mı bekleyeyim?.....

Çarşamba, Aralık 17, 2008

Çooook Beklenen Bir Meleğin Süeteri.....


İş arkadaşım Kader'in doğacak bebişine yaptım bu süeteri...Çok beklenen çok istenen bir bebiş ,yaklaşık 10 senedir bekleniyordu.Çok şükür Rabbim arkadaşıma da bu güzel duyguyu tattırdı.Hayırlısıyla 1-1,5 ay sonra bebeğini kucağına alacak...
.
Ben de bu süeteri meleğime ördüm inşallah sağlıkla sıhhatle giymeyi nasip eder Rabbim...