Cuma, Mayıs 16, 2008

Yağmurun birgün dinmeyeceğinden, hiç bitmez görünen hayat ırmağının birgün kurumayacağından, sizi alıp diyardan diyara gezdiren rüzgârın duruvermeyeceğinden.



Emin misin ?



Hep atan yüreğinin duruvermeyeceğinden, gören gözünün hep göreceğinden, duyan kulağının hep duyacağından.



Emin misin ?



"Ben olmazsam olmaz" dediğiniz işlerin asla sensiz yapılamayacağından, sen olmazsan dünyanın duruvereceğinden, seslendiğinde titrettiğini sandığın şu dağların hep emrinde olacağından.



Emin misin ?



Sana uzanan ellerin hep yanında olacağından, yüreğini verdiklerinin birgün sırtlarını dönüp gitmeyeceğinden.



Emin misin ?



Boynuzsuz koyunun, boynuzlu koyundan hakkını alacağı günde; balıklardan kuşlara, ağaçlardan güneşe, üzerindeki mesajları okuyup anlamadığın yaratılmışların senden şikâyetçi olmayacağından.



Emin misin ?



Sana hep açık duran ilahî kapıların birgün kapanmayacağından ve şaşırıp kalmayacağından.



Emin misin ?



Karanlığın içinde kaybolup giden çığlıkları duyabildiğinden, yüreğindeki ışıktan başkalarına da verebildiğinden.



Emin misin ?



Güzel bir hayat yaşadığından, yapabileceğin herşeyi yaptığından. Emin misin? Bütün bunlar için bir kere daha fırsatın olacağından. Sahiden,



Emin miyiz ?…



****** Zira Allah sevdiği kullarını, kendi yanına alırken, maddi ve manevi kirlerinden arınmış olarak alır..Onun için devamlı olarak tevbe kapılarını açık tutmuştur... Allaha Ne Kadar Muhtaçsanız O'na o kadar ibadet ediniz ya da Ateşe ne kadar dayanabilirseniz, o kadar günah işleyiniz... Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir.





CUMANIZ MUBAREK OLSUN


Netten alıntıdır.Beni çok etkikedi.Siz ne dersiniz?..

Perşembe, Mayıs 15, 2008


Tanıdığınız tüm bayanlara iletmeniz ricası ile..
Orta yaşlı ve düzgün giyimli bir adam sessizce kafeye girerek köşedeki masaya oturur. Garsona sipariş vermek için beklerken yan masadaki gençlerin kendisine bakarak gülüştüklerini fark eder. Belli ki yakasına taktığı küçük pembe kurdele şeklindeki Rozetine gülmektedirler. Bu alaylı bakışları görmezden gelen adam, yan masadakilerin bu ısrarlı sırıtmalarına dayanamayarak elini lacivert ceketinin yakasındaki rozete götürerek,
'Bu mu?' diye bakışanlara sorar. Yan masadakiler yüksek sesle gülerek, 'Küçük güzel Pembe kurdeleniz lacivert ceketinize pek de yakışmış!' diyerek sırıtmaya devam ederler. Orta yaşlı adam bu sözü söyleyen delikanlıya dönerek,
'Lütfen masama buyurun bunu tartışalım' der. Biraz önce tüm sevimsizliğiyle sırıtan delikanlı sebebini anlamadığı bir utanma ve sıkınt ı hissine kapılsa da gelip masaya oturur. Adam anlaşılır ve yumuşak bir sesle,
'Bu Rozet tüm dünyada, içinde olduğumuz ayda, kadınların arasında meme kanseri bilincini yaygınlaştırmayı ifade ediyor. Ben bu rozeti annemin adına takıyorum' der. Bu açıklama karşısında başkalaşan delikanlı,
'Çok üzüldüm, anneniz meme kanserinden mi öldü' diye sorar.
'Hayır' diye cevap verir orta yaşlı adam ve devam eder: 'Annem sağ. Küçük bir çocukken kendimi yalnız hissettiğim korkulu anlarımda her zaman başımı saklayabileceğim ve huzur bulacağım yumuşak bir yuvadır annemin memeleri. Annemin sağlığı için dua ediyorum.
'Hımmm' diye kekeler delikanlı.
'Bu rozeti karım için takıyorum' diye devam eder orta yaşlı adam. 'Karınız da herhalde iyi' diye sorar delikanlı. 'Evet, evet' der adam 'Karım benim için aşk ve sevgi kaynağı olmuştur her zaman. 23 yıl önce sevgili kızımızı beslemiştir memesiyle. Karımın sağlığı için Allah'a şükrediyorum.'
'Sanır ım kızınızın sağlığı için de takıyorsunuz?
'Hayır.... Kızımı bir ay önce meme kanseri nedeniyle kaybettik. Yaşının çok genç olduğunu düşünerek ihmal etmiş memesinde fark ettiği kitleyi. Bu nedenle geç kaldık.'
Genç delikanlı, yüzündeki utangaç ve üzüntülü bir ifadeyle,
'Çok üzgünüm bayım. Özür dilerim' der... Orta yaşlı adam
'Kızımın anısına öğünerek takıyorum Bu küçük pembe kurdeleyi. Bu sayede çevremdekileri de aydınlatabiliyorum. Şimdi evine git, karınla, kızınla, annenle konuş' deyip cebinden çıkardığı küçük pembe kurdele rozetini uzatırken, delikanlı öne eğilir ve takmama yardım edebilir misiniz?' diye mahçup mahçup sorar.
Bu öyküyü Türkiye Meme Vakfı'ndan Dr. Can Gürbüz gönderdi..
Öykünün altına bir de not düşmüş: 'Bir mumun, diğer mumu yakarak aydınlatmasıyla kaybedeceği hiçbir şey yoktur..' Lütfen bu hikâyeyi yayarak diğer mumları da aydınlatın...
Tüm aydınlıklar kadınların olsun...'

Çarşamba, Mayıs 14, 2008

Kızlarıma....


Canım kızlarım,
Benim yaşlandığımı düşündüğünüz gün;
Yemek yerken üstümü kirletirsem lütfen sabırlı olun,sizin bir lokma daha fazla yemeniz için nasıl çırpındığımı,sizinle aç sizinle tok olduğumu hatırlayın.
Sizinle konuşurken aynı şeyleri tekrar tekrar edersem sözümü kesmeyin,küçükken uyuyana kadar kaç kere size masallar anlattığımı hatırlayın.
Yeni teknolojiler karşısında cahilliğimi görürseniz bana zaman tanıyın,beni yüzünüzde alaycı bir gülümsemeyle izlemeyin,size bir kelime öğretmek için çırpınışlarımı hatırlayın.
Bazı zamanlarda unutkan olursam lütfen hemen sinirlenmeyin,çünkü asıl önemlisi sizin yanınızda olabilmem ve beni dinliyor olabilmenizdir..
Yaşlı bacaklarım yürümeme izin vermediğinde bana elinizi verin,tıpkı benim size ilk adımlarınızı atarken verdiğim gibi...
Sizi yalnız bıraktığımı hiçbir zaman düşünmeyin,sizin kokunuzla işe giderken amacım size en iyi şartları verebilmekti bunu asla unutmayın.
Hatalarıma karşın hep sizin için iyi olanı gerçekleştirmeye ve sizin en iyi yolu seçmenize yardımcı olmaya çalıştım.
Benim için yaptıklarınızı içimde taşıdığım o çok derin sevgimle ve gülümsememle ödeyebilirim ancak.
Sizi çok seviyorum ve hatalarınızla,günahlarınızla,sevaplarınızla her zaman sevmeye devem edeceğim.
Çünkü ben bir anneyim.Ne mutlu bana ki sizin annenizim.Sizinle gurur duyuyorum ve biliyorum ki büyüyüp genç kız olduğunuzda babanız ve benim göğsümüzü kabartacaksınız.Çünkü bütün çabamız bütün çırpınışlarımız sizin geleceğiniz için.
Sizi çok seven anneniz ve babanız.

Salı, Mayıs 13, 2008

İyiki doğdun Ceyda


Ceyda hanımım 5. yaş doğumgününü tüm yurtta ve dünyada şenliklerle kutladık.Halasının balböceği hep böyle mutlu yaşa, gülen yüzün hiç solmasın.

Serra'nın yaramazlıkları bitermi ? Ablaları güzel güzel poz verirken o pastayı keşfetmekle meşgul.

İşte karşınızda halasının erkeki,tatlısı,ballısı......Ablasının doğumgünü pastasını merak ediyor çocuğum.Eline bir geçirse artık ne yapar bilmem ...






Pazartesi, Mayıs 12, 2008

Kızımın anneler günü hediyesi








Canım kızım anneler günü için okulda bu mektubu hazırlamış,süslemiş.Annecim anneler günün kutlu olsun diyerek verdi.Yavrum el emeğiyle beni öyle mutlu etti,gururlandırdıki kelimelerle ifade edemem.

Daha dün ilk anne demesini,ilk adımlarını heyecanla beklediğimiz bebeğimiz gün gelip büyüyor ve kendi elleriyle hediyeler hazırlıyor.Bu tarifi olmayan bir mutluluk.İyiki anne olmuşum ve en önemlisi İyiki iki kızımın annesi olmuşum.

Senanın isminin anlamı Şükür demek.Onu öyle çok istedikki daha doğmadan ismi hazırdı.Hatta eşime nişanlıyken bir kızımızın olmasını çok istediğimi söylemiştim.Yüce mevlam bir yerine iki tane verdi.Hamd-ü Senalar olsun.Gül yüzleri solmasın.

Cuma, Mayıs 09, 2008

Anneler günü...














Tüm annelerin ve anne adaylarının anneler günü kutlu olsun.

Çağrı iyi maşallah.



Bu öğlen Zeynep'le Çağrı'yı ziyarete gittik.Daha iyiydi maşallah.Zeynep teyzesi tavuk suyuna çorba yapmış götürdük,biraz yedi çok şükür.Allahım bütün hastalara mubarek cuma gününde acil şifalar versin.Amin.