Çarşamba, Mayıs 21, 2008

Sena hanımın aktivitesi







Serra hanımın su aktivitesinden sonra gelelim Sena hanımın mankenlik aktivitesine.Hanfendi giyinsin süslensin ayna karşısından ayrılmasın.Dayısını düğününde aldığımız tuvaleti bulmuş dün akşam salına salına geziyordu evde.Ama kazayla ders çalış kızım, ya da odanı topla kızım dersem; Ay anne çok yorgunum dur biraz dinleneyim demesi bazen bardağı taşırmaya yetiyor.Çocuğum niye yoruldun kıyafet giyip çıkarmaktanmı? Vah vah vah.Taş taşıttık sanki çocuğa.


İki zıt karakterli kızım var.Küçüğü ne kadar canlı neşeliyse,büyüğü bir o kadar küçük dağları ben yarattım şeklinde dolanıyor evde.Küçüklüğünden beri böyledir benim prensesim;sen sarılacaksın o gelip sarılmaz,sen öpeceksin o gelip hayatta öpmez.Küçük ise biraz yüz versek tepemize koltuk takımı kuracak.


Salı, Mayıs 20, 2008

Su aktivitemiz



























Serra hanım baktıki annesinin su aktivitesi yaptıracağı yok.İş başa düştü dedi ve sıvadı kollarını.... Annesi camları silerken o da balkonun yerlerini,olmadı bacaklarını,yeni giydiği kıyafetlerini bir güzel temizledi.Annesine de bu anı ölümsüzleştirmek ve birde Serra hanımı yıkayıp yeni kıyafetler giydirmek kaldı.

















civcivlerimiz


Bunlarda yeni evcil hayvanlarımız.Kedimizden sonra babamız ve kızları civciv alıp geldiler eve.Zaten ben ne zaman evde büyük bir temizlik yapsam eşim ya bilerek ya da bilmeyerek (orası meçhul) o gün elinde bir kedi, olmadı canı balık istemiştir tam da benim temizlik yaptığım gün hadiiii evde balık kızartması kokusu artık temizlik yapmamaya karar verdim,hiç olmazsa daha az sinirlenirim.

Bu haftasonu da üçgün tatil bari yazlıkları da çıkartıyım dedim.Cumartesiden camlarımı yerlerimi sildim.Pazar günüde gardolabı indirdim resmen kışlıkları kaldırdım,yazlıkları çıkardım.Pazar günü ütüye bir başladım pazartesi akşama zor bitti.

İşte ben ütülerle böyle boğuşurken eşim ve kızlarım pazara gitmeyi teklif ettiler.Ben de memnuniyetle ben ütüleri yapayım sende kızlarla pazara git.Taze fasulye,patates bir de meyve al dedim.Üstüne basa basa söyledim.Çünkü eşim sağolsun dinler gibi görünüp aaa sen öylemi demiştin ben böyle anlamışım diyerek alakasız şeyler alıp geldiğide çok olur.

Neyse bunlar pazara gitti.Pazar hemen bizim sokağa kuruluyor çok yakın.İstediklerimi eksiksiz almışlar bi de ellerinde bir karton kutu.Bu da ne dedim,civcivmiş efendim Sena çok istemiş,Serra çok sevmiş.Şimdi evimizde iki adet civcivimiz var hadi hayırlısı bakalım.

Cuma, Mayıs 16, 2008

Yağmurun birgün dinmeyeceğinden, hiç bitmez görünen hayat ırmağının birgün kurumayacağından, sizi alıp diyardan diyara gezdiren rüzgârın duruvermeyeceğinden.



Emin misin ?



Hep atan yüreğinin duruvermeyeceğinden, gören gözünün hep göreceğinden, duyan kulağının hep duyacağından.



Emin misin ?



"Ben olmazsam olmaz" dediğiniz işlerin asla sensiz yapılamayacağından, sen olmazsan dünyanın duruvereceğinden, seslendiğinde titrettiğini sandığın şu dağların hep emrinde olacağından.



Emin misin ?



Sana uzanan ellerin hep yanında olacağından, yüreğini verdiklerinin birgün sırtlarını dönüp gitmeyeceğinden.



Emin misin ?



Boynuzsuz koyunun, boynuzlu koyundan hakkını alacağı günde; balıklardan kuşlara, ağaçlardan güneşe, üzerindeki mesajları okuyup anlamadığın yaratılmışların senden şikâyetçi olmayacağından.



Emin misin ?



Sana hep açık duran ilahî kapıların birgün kapanmayacağından ve şaşırıp kalmayacağından.



Emin misin ?



Karanlığın içinde kaybolup giden çığlıkları duyabildiğinden, yüreğindeki ışıktan başkalarına da verebildiğinden.



Emin misin ?



Güzel bir hayat yaşadığından, yapabileceğin herşeyi yaptığından. Emin misin? Bütün bunlar için bir kere daha fırsatın olacağından. Sahiden,



Emin miyiz ?…



****** Zira Allah sevdiği kullarını, kendi yanına alırken, maddi ve manevi kirlerinden arınmış olarak alır..Onun için devamlı olarak tevbe kapılarını açık tutmuştur... Allaha Ne Kadar Muhtaçsanız O'na o kadar ibadet ediniz ya da Ateşe ne kadar dayanabilirseniz, o kadar günah işleyiniz... Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir.





CUMANIZ MUBAREK OLSUN


Netten alıntıdır.Beni çok etkikedi.Siz ne dersiniz?..

Perşembe, Mayıs 15, 2008


Tanıdığınız tüm bayanlara iletmeniz ricası ile..
Orta yaşlı ve düzgün giyimli bir adam sessizce kafeye girerek köşedeki masaya oturur. Garsona sipariş vermek için beklerken yan masadaki gençlerin kendisine bakarak gülüştüklerini fark eder. Belli ki yakasına taktığı küçük pembe kurdele şeklindeki Rozetine gülmektedirler. Bu alaylı bakışları görmezden gelen adam, yan masadakilerin bu ısrarlı sırıtmalarına dayanamayarak elini lacivert ceketinin yakasındaki rozete götürerek,
'Bu mu?' diye bakışanlara sorar. Yan masadakiler yüksek sesle gülerek, 'Küçük güzel Pembe kurdeleniz lacivert ceketinize pek de yakışmış!' diyerek sırıtmaya devam ederler. Orta yaşlı adam bu sözü söyleyen delikanlıya dönerek,
'Lütfen masama buyurun bunu tartışalım' der. Biraz önce tüm sevimsizliğiyle sırıtan delikanlı sebebini anlamadığı bir utanma ve sıkınt ı hissine kapılsa da gelip masaya oturur. Adam anlaşılır ve yumuşak bir sesle,
'Bu Rozet tüm dünyada, içinde olduğumuz ayda, kadınların arasında meme kanseri bilincini yaygınlaştırmayı ifade ediyor. Ben bu rozeti annemin adına takıyorum' der. Bu açıklama karşısında başkalaşan delikanlı,
'Çok üzüldüm, anneniz meme kanserinden mi öldü' diye sorar.
'Hayır' diye cevap verir orta yaşlı adam ve devam eder: 'Annem sağ. Küçük bir çocukken kendimi yalnız hissettiğim korkulu anlarımda her zaman başımı saklayabileceğim ve huzur bulacağım yumuşak bir yuvadır annemin memeleri. Annemin sağlığı için dua ediyorum.
'Hımmm' diye kekeler delikanlı.
'Bu rozeti karım için takıyorum' diye devam eder orta yaşlı adam. 'Karınız da herhalde iyi' diye sorar delikanlı. 'Evet, evet' der adam 'Karım benim için aşk ve sevgi kaynağı olmuştur her zaman. 23 yıl önce sevgili kızımızı beslemiştir memesiyle. Karımın sağlığı için Allah'a şükrediyorum.'
'Sanır ım kızınızın sağlığı için de takıyorsunuz?
'Hayır.... Kızımı bir ay önce meme kanseri nedeniyle kaybettik. Yaşının çok genç olduğunu düşünerek ihmal etmiş memesinde fark ettiği kitleyi. Bu nedenle geç kaldık.'
Genç delikanlı, yüzündeki utangaç ve üzüntülü bir ifadeyle,
'Çok üzgünüm bayım. Özür dilerim' der... Orta yaşlı adam
'Kızımın anısına öğünerek takıyorum Bu küçük pembe kurdeleyi. Bu sayede çevremdekileri de aydınlatabiliyorum. Şimdi evine git, karınla, kızınla, annenle konuş' deyip cebinden çıkardığı küçük pembe kurdele rozetini uzatırken, delikanlı öne eğilir ve takmama yardım edebilir misiniz?' diye mahçup mahçup sorar.
Bu öyküyü Türkiye Meme Vakfı'ndan Dr. Can Gürbüz gönderdi..
Öykünün altına bir de not düşmüş: 'Bir mumun, diğer mumu yakarak aydınlatmasıyla kaybedeceği hiçbir şey yoktur..' Lütfen bu hikâyeyi yayarak diğer mumları da aydınlatın...
Tüm aydınlıklar kadınların olsun...'

Çarşamba, Mayıs 14, 2008

Kızlarıma....


Canım kızlarım,
Benim yaşlandığımı düşündüğünüz gün;
Yemek yerken üstümü kirletirsem lütfen sabırlı olun,sizin bir lokma daha fazla yemeniz için nasıl çırpındığımı,sizinle aç sizinle tok olduğumu hatırlayın.
Sizinle konuşurken aynı şeyleri tekrar tekrar edersem sözümü kesmeyin,küçükken uyuyana kadar kaç kere size masallar anlattığımı hatırlayın.
Yeni teknolojiler karşısında cahilliğimi görürseniz bana zaman tanıyın,beni yüzünüzde alaycı bir gülümsemeyle izlemeyin,size bir kelime öğretmek için çırpınışlarımı hatırlayın.
Bazı zamanlarda unutkan olursam lütfen hemen sinirlenmeyin,çünkü asıl önemlisi sizin yanınızda olabilmem ve beni dinliyor olabilmenizdir..
Yaşlı bacaklarım yürümeme izin vermediğinde bana elinizi verin,tıpkı benim size ilk adımlarınızı atarken verdiğim gibi...
Sizi yalnız bıraktığımı hiçbir zaman düşünmeyin,sizin kokunuzla işe giderken amacım size en iyi şartları verebilmekti bunu asla unutmayın.
Hatalarıma karşın hep sizin için iyi olanı gerçekleştirmeye ve sizin en iyi yolu seçmenize yardımcı olmaya çalıştım.
Benim için yaptıklarınızı içimde taşıdığım o çok derin sevgimle ve gülümsememle ödeyebilirim ancak.
Sizi çok seviyorum ve hatalarınızla,günahlarınızla,sevaplarınızla her zaman sevmeye devem edeceğim.
Çünkü ben bir anneyim.Ne mutlu bana ki sizin annenizim.Sizinle gurur duyuyorum ve biliyorum ki büyüyüp genç kız olduğunuzda babanız ve benim göğsümüzü kabartacaksınız.Çünkü bütün çabamız bütün çırpınışlarımız sizin geleceğiniz için.
Sizi çok seven anneniz ve babanız.

Salı, Mayıs 13, 2008

İyiki doğdun Ceyda


Ceyda hanımım 5. yaş doğumgününü tüm yurtta ve dünyada şenliklerle kutladık.Halasının balböceği hep böyle mutlu yaşa, gülen yüzün hiç solmasın.

Serra'nın yaramazlıkları bitermi ? Ablaları güzel güzel poz verirken o pastayı keşfetmekle meşgul.

İşte karşınızda halasının erkeki,tatlısı,ballısı......Ablasının doğumgünü pastasını merak ediyor çocuğum.Eline bir geçirse artık ne yapar bilmem ...