Perşembe, Ekim 23, 2008

Sürpriz karşılama.....

Akşam servisden inince meleklerimi karşımda gördüm,babalarıyla beni karşılamaya gelmişler.

Sena hanımın pozu,Serra'da arkadan yetişmeye çalışıyor.Bir yandan da babasına sesleniyor.

İndiğim yerde park var mecburen uğradık...El mahkum...



Neyse parktan da heveslerini aldılar.Motora kuruldular,bana yer yok tabi....Eeeee hani beni karşılamaya gelmiştiniz?......


Çarşamba, Ekim 22, 2008

Bir Kelebeğin Hikayesi....


Bir gün, kirlarda gezintiye çikan bir adam, kenara oturdugu otlardan birinin dalinda , küçük bir kozanin varligini fark etti. Koza ha açildi ha açilacak gibiydi.

Adam , bunun bir kelebek kozasi oldugunu tahmin ediyordu. Böyle bir firsat bir daha ele geçmez diye düsündü; ve bir kelebegin dünya yüzü gördügü ilk dakikalara sahit olmak istedi.

Dakikalar dakikalari kovaladi , saatler geçmeye basladi , ama henüz kelebegin küçük bedeni o delikten çikmadi. Sanki , kelebegin disari çikmak için çaba harcamaktan vazgeçmis olabilecegini düsündü.

Sanki kelebek elinden gelen her seyi yapmis da , artik yapabilecegi bir sey kalmamis gibi geldi ona. Bu yüzden , kelebege yardimci olmaya karar verdi: cebindeki küçük çakiyi çikarip kozadaki deligi bir cerrah titizligiyle büyütmeye basladi.

Böylece , bir-iki dakika içinde kelebek kolayca disari çikiverdi. Fakat bedeni kuru ve küçücük , kanatlari burus burustu. Adam kelebegi izlemeye devam etti; çünkü kanatlarinin her an açilip genisleyecegini ve narin bedenini tasiyacak kadar güçlenecegini umuyordu

Ama bunlardan hiçbiri olmadi. Kelebek , hayatinin geri kalanini , kurumus bir beden ve burusmus kanatlarla yerde sürünerek geçirdi. Ne kadar denese de , asla uçamadi.

Adamin bütün iyi niyetine ve yardimseverligine ragmen anlayamadigi sey , kozanin kisitlayiciliginin ve buna karsilik kelebegin daracik bir delikten disari çikmak için gereken çabanin , Allah'in kelebegin bedenindeki siviyi onun kanatlarina göndermek ve bu sayede kozanin kisitlayiciligindan kurtuldugu anda onun uçmasini saglamak için seçtigi bir yol olduguydu.

Bu gerçegi ögrendiginde , hayat boyu unutamayacagi bir sey de ögrenmisti: Bazen , hayatta tam olarak ihtiyaç duydugumuz sey , çabalardir. Eger ALLAH , hayatta herhangi bir çaba olmadan ilerlememize izin verseydi , o zaman , bir anlamda sakat kalirdik . Olabilecegimiz kadar güçlenemezdik o zaman . Ve asla uçamazdik
(Netten)

Önümüze çıkan engeller belki o anda bize zor gelebilir ama küçücük bir kelebeğin bile çabasını yapabilecek kadar sabrımız ve gayretimiz var mı acaba?....

Salı, Ekim 21, 2008

Akvaryumumuz....




Kedi,civciv derken bu da kızlarım ve babasının son hayvanları balıklarımız....
.
Hayvansız yaşayamıyor benimkiler bakalım bu şirin balıklar ne kadar kalabilecek,malum civcivlerimizi yıkamaya kalkan Serra faktörü var evimizde.bakalım bu balıkların başına neler gelecek?...

Zar zor balkona koydurmayı başarabildim eşime,balkon kapalı inşallah kışın üşümezler ama bu kadar büyük akvaryumu da salonun ortasına koyduramazdım doğrusu.....

Pazartesi, Ekim 20, 2008

Sevgisiz Hayat,Anlamsızdır...



Sevgili arkadaşım Semra'cım beni uluslarası arkadaşlık ödülüne layık görmüş.Kendisine çok teşekkür ediyorum.

İyi ki blog dünyasını keşfedip ben de aranıza katılmışım çok güzel dostluklar edindim.Sanki yıllardır tanıdığım insanlar oldunuz.Sizleri çok seviyorum ve hepinize ayrı ayrı arkadaşlık ödülünü gönderiyorum.


UNUTMAYALIM Kİ…………

Sevgisiz zeka, bizi küstah yapar.

Sevgisiz adalet, bizi dizginsiz yapar.

Sevgisiz diplomasi, bizi iki yüzlü yapar.

Sevgisiz başarı, bizi kibirli yapar.

Sevgisiz zenginlik, bizi haris yapar.

Sevgisiz uysallık, bizi hizmetkâr yapar.

Sevgisiz yoksulluk, bizi mağrur, aksi yapar.

Sevgisiz güzellik, bizi gülünç yapar.

Sevgisiz kudret, bizi zorba, despot yapar.

Sevgisiz çalışma, bizi köle yapar.

Sevgisiz sadelik, bizi değersiz yapar

.Sevgisiz yasa, kural, bizi tutsak yapar.

Sevgisiz siyaset, bizi bencil yapar.

Sevgisiz inanç, bizi bağnaz yapar.

SEVGİSİZ HAYAT... ANLAMSIZDIR... ...…


Cuma, Ekim 17, 2008

İşyerindeki Gariban Kahvaltımız....


İş arkadaşlarımızla kurduğumuz gariban sofrası....Baklava börekten tatlı geldi ama hepimize doğrusu...Dün akşam işden dönünce bir de misafirliğe gittik.Eşimin iş arkadaşı ev aldı,bizde hayırlı olsuna gittik.Sağolsun Canan,çok güzel mamalar hazırlamış,ellerine sağlık canım arkadaşım...


Serra hanımın da huysuzluğu üstündeydi,eliyle yüzünü kapatmadığı tek fotoğraf karesi bu...

Tabi haftaiçi gezmeye gidersek çocuğum da böyle gittiği yerlerde ders yapmak zorunda kalır.Gaddar anne ben...

Gerçi pek öyle hafta arası dışarı çıkmayı sevmem ama arkadaşlarımız sadece dün akşam müsaitlermiş,yoksa bana kalsa haftasonu gitmeyi tercih ederdim.Çünkü meleklerim geç yatınca sabah kalkmakta epeyi zorlandılar...
.
Hepinize mutlu,huzurlu bir haftasonu diliyorum,her şey gönlünüzce olsun.Hayırlı Cumalar.....

Salı, Ekim 14, 2008

Sabah....sabah.....

Her sabah olduğu gibi kızlarımla kalktık ve annanemize doğru yola çıktık.Resimler biraz karanlık çünkü saat çok erkem 06.40 gibi...
İşyerim karşıda olduğu için erken saatte servise yetişmem gerekiyor.Meleklerim de uyku sersemi bana eşlik etmeye çalışıyorlar,canlarım benim...
Benim çıkmamı merdivenlere oturup bekliyorlar.Uyku gözlerinden akıyor...Serra hanımın biberonu hazır ve nazır elimizde....

Apartmandan çıkıyoruz,bismillah bakalım.Hava da tam aydınlanmamış....

Yolda sağa sola bakınma hallerimiz,çocuklar nerdeyse rüyalarında yürüycekler valla....



Serra hanım bir kedi gördü bile...anne çot tatlı,beni çot seviyor di mi anne diye diye gidiyoruz.Kedi de peşimizde...



Annanemize geldik nihayet.Gerçi yolculuğumuz maksimum 5 dakika sürdü....
Veee...final annanelerinin yatağına bir güzel yerleşip tahmine 10'a kadar uyuycak olan melekler....



Ben de dışarı çıkınca ne göreyim Serra'nın yollarda aşık olduğu kedi..Bizi takip etmiş annemlerin kapısının önünde bekliyordu,bilmem hala bekliyor mudur?..Herhalde o da Serra'yı pek sevdi...


Pazartesi, Ekim 13, 2008

Serra hanımın süt krizi.....



Haftasonu,Sena kursa başladı.Bizim de erken kalkmalarımız...Artık haftasonları keyif yapmak hayal oldu.
.
Serra hanım da ablasının peşinden ayağa dikilince çok hoş!!! vakitler geçirdik kendileriyle.Resimlerde o vakitlerimizden süt krizi tutan Serra sütünün ısınmasın beklerken dayanamayıp tezgah üstünde ufak bir keşfe çıktı.
.
Bu arada patlıcan oturtması yaptım arkadaşlar.Suda görünen nesneler de patlıcan,tarafımızdan afiyetle yenildiler.
.
Hayırlı haftalar diliyorum,yüzünüzden gülücükler eksik olmasın...