Çarşamba, Ocak 21, 2009

Yeni Bir Dünya...


Anne rah.mine düşen ikiz kardeşler önceleri her şeyden habersizmiş. Haftalar birbirini izledikçe onlar da gelişmişler. Elleri, ayakları, iç organları oluşmaya başlamış. Bu arada, etraflarında olup biteni fark etmeye başlamışlar. Bulundukları rahat, güvenli yeri tanıdıkça mutlulukları artmış. Birbirlerine hep aynı şeyi söylüyorlarmış:
'Anne rah.mine düşmemiz, burada yaşamamız ne harika değil mi? Hayat ne güzel şey be kardeşim!'
Büyüdükçe, içinde yaşadıkları dünyayı keşfe koyulmuşlar. Öyle ya, hayatın kaynağı neymiş? İşte bunu araştırırken, karşılarına anneleriyle onları birbirine bağlayan kordon çıkmış. Bu kordon sayesinde, hiçbir zahmet çekmeden, güven içinde beslenip büyütüldüklerini tesbit etmişler. 'Annemizin şefkati ne kadar büyük! Bize bu kordonla ihtiyacımız olan her şeyi gönderiyor.'
Artık aylar birbiri ardınca geçiyor, ikizler hızla büyüyor, diğer bir deyişle 'yolun sonu'na yaklaşıyorlarmış. Bu değişiklikleri hayretle gözlemlerken, bir gün gelip bu güzelim dünyayı terk edeceklerinin işaretlerini almaya başlamışlar.
Dokuzuncu aya yaklaştıklarında, bu işaretleri daha kuvvetli hissetmeye başlamışlar. Durumdan telaşlanan ikizlerden birisi diğerine sormuş:
'Neler oluyor? Bütün bunların anlamı nedir'
Öteki daha sakin ve aklı başındaymış. Üstelik, bulundukları bu dünya çoğu zaman ona yetmiyor; duyguları daha geniş bir âlemi arzuluyormuş. O cevap vermiş:
'Bütün bunlar, bu dünyada daha fazla kalamayacağız anlamına geliyor.' Ve eklemiş: 'Buradaki hayatımızın sonuna yaklaşıyoruz.'
'Ama ben gitmek istemiyorum' diye haykırmış kardeşi. 'Hep burada kalmak istiyorum.'
'Elimizden gelen bir şey yok. Hem, belki doğumdan sonra hayat vardır.'
'Bize hayat sağlayan kordon kesildikten sonra bu nasıl mümkün olabilir ki?' diye cevaplamış öteki. 'Bize hayat veren kordon kesilirse nasıl hayatta kalabiliriz, söyler misin bana? Hem, bak bizden önce başkaları da buraya gelmiş ve sonra da gitmişler. Hiçbirisi geri gelmemiş ki bize doğumdan sonra hayat olduğunu söylesin. Hayır, bu her şeyin sonu olacak.'
Bütün bunları söyledikten sonra eklemiş:
'Hem, belki de anne diye birşey de yok!'
'Olmak zorunda' diye itiraz etmiş kardeşi. 'Buraya başka türlü nasıl gelmiş olabiliriz, nasıl hayatta kalabiliriz ki?'
'Sen hiç anneni gördün mü?' diye üstelemiş öteki. 'O belki de sadece zihinlerimizde var. Bir annemiz olduğu düşüncesi bizi rahatlattığı için onu belki de biz uydurduk.'
Böylece, anne rahm.indeki son günleri derin sorgulamalar ve tartışmalarla geçmiş.
Sonunda doğum anı gelmiş çatmış. İkizler dünyalarını terk ettiklerinde gözlerini başka bir dünyaya açmışlar ve sevinçten ağlamaya başlamışlar.
Çünkü gördükleri manzara hayallerinin bile ötesindeymiş.

8 yorum:

ZEZE İLE UCİ dedi ki...

ASLINDA NASIL ACIKLI AMA SONUÇTA ÇOK MUTLULUK VERİCİ BİR OLAY,,ZORLU YOLCULUĞUN BİTTİĞİ YER MUTLULUK . SEVGİLER ABLACIM. GÜZEL BİR PAYLAŞIM

.nisanur.hatice. dedi ki...

okurken düşündüren çok güzel bir yazı olmuş teşekkürler canım.
sevgiler

gülücüklerim benim dedi ki...

Ay Dilekcim harika bir yazıydı, okurken düşündüren ibret veren bir yazı, hayat bitmiyor tabiiki, bizlere böyle mükemmel bir hayat veren Yaratıcının bizi yok etmesi düşünülemez, bir hayat biter başka bir hayat başlar.Dünya hayatı biter ahiret hayatı başlar, tabiii diğer alemimizi de biz kendi ellerimizle bu dünyada kazanırız, Allah kazananlardan eylesin.

aybike-eren dedi ki...

Çok güzel yazı çok teşekkürler.Ayrıca gülücüklerim ne güzelde özetlemiş ona da Amin diyorum..
sevgiler..

SMİLENA dedi ki...

ne hoş bir hikaye.bu dünya keşke çok çok güzel olsa.hala savaş hala ölümler ve daha neler neler.
canım kayınvalidem biraz rahatsız.daha önce söylemişmiydim bilmiyorum kanser di.ve biraz galiba gdişat pek iyi değil.dualarınız için teşekkürler..

çise ve annesi... dedi ki...

çok güzelllll çokk zevkle okuyorum arkadaşım bu yazılarını...

Metehanın annesi Şirin dedi ki...

yazı harika..paylaşım için teşekkürler canım..

siyap dedi ki...

çok güzel bir yazı...
sevgileeer...