Perşembe, Haziran 05, 2008



Geçmiş olsun dilekleriniz için çok teşekkür ederim arkadaşlar.Bugün biraz daha iyiyim.Buskopan Plus adlı ilaç çok iyi geldi.(Buraya yazıyorum ki unutmayayım)

Allahtan bu seferki kummuş,geçen sene taş düşürmüştüm.Onun ağrısını ömrüm boyunca unutamam, ölüyorum diye bağırarak acile zor yetiştirilmiştim.Allah kimseye dermansız dert vermesin.Çok şükür ağrı kesicilerimi aldım,daha iyiyim.

Hepinize kucak dolusu sevgiler.....

Çarşamba, Haziran 04, 2008

Hastayım


Hastayım arkadaşlar.Böbreklerim bu sabah servise bindiğimden beri felaket ağrıyor.Daha önce de taş düşürdüğüm için hemen kurumumuzun doktoruna gittim,tahlil yaptırdım taş değilmiş kummuş şimdi uslu uslu kum dökmekteyim.İnşaat işi olanlar varsa söylesinler bir zahmet de kumlar ziyan olmasın.

Sevgiyle kalın.Sağlığınızın kıymetini bilin.

Salı, Haziran 03, 2008

Son şaheserim






Nınınınınınnnnnnnn.Bu da daha yeni bitirdiğim dumanı üstünde resimlerini çektiğim süveterim.

Nasıl olmuş?... Ben çok severek yaptım.Değişik bir örnek bir parçada çıkıyor dikmek gerekmiyor.

Bir kaç ay önce bloglarda gezinirken göznuru arkadaşımdan bu örneği bulmuştum,çok hoşuma gitmişti.Yapabilir miyim yapamaz mıyım derken yaptııım ve herkes çok beyendi.(şahsen bende dahil)....

Sevgili göznuru arkadaşım öyle güzel anlatmış ki,onun sayesinde hiç zorlanmadan iki günde bitirdim.

İşte blogların faydaları arkadaşlar.Burada sanalda olsa bir dostluk kuruluyor.Birbirini hiç görmeyen,bilmeyen,aralarında kilometrelerce mesafe olan ya da bir sokak ötenizde oturan insanla dertlerini,üzüntülerini,sevinçlerini paylaşıyor.Doğumgünlerini kutluyor.Çocuklarını seviyoruz.

Ben bir yıldır okuyordum blogları.Keşke daha önce açsaymışım bloğumu keşke daha önce tanısaymışım sizleri.İnanırmısınız sabah işe gelir gelmez hemen bilgisayarımın başına oturup bütün arkadaşlarımı dolaşıyorum, neler yapmışlar diye merak ediyorum.Sonra yorumlarıma bakıyorum yorum varsa çocuklar gibi mutlu oluyorum.

Her zaman izne çıkmak için gün sayan ben evde internet olmadığı için ve sizi okuyamıyacağım için izne çıkmak dahi istemiyorum.

Kısacası ben sizleri çok seviyoooooooorum.

Pazartesi, Haziran 02, 2008

Merhaba


















  • Merhaba arkadaşlar.Bu resimleri internetten http://en.photofun.od.ua sitesinde yaptım çok hoşuma gitti.Sizinle de paylaşmak istedim.Nasıl olmuş ?...

Haftasonuna gelince; güya babamız bizi adalara götürecekti ama sabah geceden çkıp eve gelince çok yorgun olduğunu sabaha kadar uyuyamadığını beyan ederek yan çizdi.Alacağı olsun.Kızlarım ve ben çok teessüf ettik.

Bizde kızlarımla ev aktiviteleri yaparak (çamaşır,bulaşık,ütü)haftasonumuzu geçirdik.Hep aynı artık isyan edicem.Depresyondayım unutuldum.....

Belki bu haftadan sonra iki hafta senelik iznimi kullanabilirim.Senanın son hafta bari yanında olayım.Okulda tatile giriyor kızlarla geçireyim diyorum.

Çünkü Ediz beyle tatillerimiz uymuyor o Eylül de çıkacakmış.Benim Eylüle kadar bekleyecek sabrım yok.



Şimdilik düşüncelerim bunlar Allah ne gösterir bilemem.Belki bir süpriz.....





Cuma, Mayıs 30, 2008


Adam fısıldadı,


" ALLAH'IM konuş benimle"


ve bir kus cıvıldadı ağaçta ama adam duymadı.


Sonra adam bağırdı


" ALAH'IM konuş benimle!"


ve gökyüzünde bir şimşek çaktı ama adam dinlemedi onu.


Adam etrafına bakındı ve

" ALLAH'IM seni görmeme izin ver" dedi.


Ve bir yıldız parıldadı gökyüzünde ama adam farkına varmadı.


Adam bağırdı,


" ALLAH'IM bana bir mucize göster! "


ve bir bebek doğdu bir yerlerde ama adam bunu bilemedi.


Sonra adam çaresizlik içinde sızlandı,


" Dokun bana ALLAH'IM ve burada olduğunu anlamamı sağla!


Bunun üzerine ALLAH aşağı doğru süzüldü ve adama dokundu.


Ama adam kelebeği elinin tersiyle uzaklaştırdı ve yürüyüp gitti.



Bir cennettir bu dünya sevmesini bilene
Gerçek olur her rüya görmesini bilene

Perşembe, Mayıs 29, 2008

Küçük kız



Küçük kız, kendini bildiği günden beri annesinden
büyük bir şefkat görmüş ve ondan duyduğu sözlerle,
pamuk prensesten daha güzel olduğuna inanmıştı.
Ona göre; nur yüzlü ve badem gözlüydü.
Bir tanecik yavrusuydu her zaman.
Ama ilk okula başlayınca işler değişti.
Arkadaşları onun hiç de güzel olmadığını, hatta çirkin bile sayıldığını söylemekteydi.
Küçük kız, ilk önceleri onlara inanmadı çünkü herkes birbirini kıskanıyordu. Ama bir kaç yılda gerçeklerle yüzleşti.
Annesinin bir pamuğa benzettiği yüzü, çiçek bozuğu bir cilde sahipti.
"Badem" dediği gözleri ise şaşıydı.
Vücudu da bir serviyi andırmıyordu.
Demek ki, annesi onu aldatmış ve yıllar yılı çekinmeden yalan söylemişti.
Genç kızın anne sevgisi, kısa bir süre sonra nefrete dönüştü.
Evlenme çağına gelmiş olmasına rağmen yüzüne bakan yoktu.
Üstelik de gözleri, bütün tedavilere rağmen düzelmiyordu.
Genç kız, doktorların gizlice yaptığı konuşmalardan kör olacağını anladığında çılgına döndü ve kendisini hâlâ çocukluk yıllarındaki ifadelerle seven annesinin bu yalanlarına dayanamayıp evi terk etmeye karar verdi.
Fakat annesi, uzak bir yerde iş bulduğunu söyleyerek ondan önce davrandı ve kazandığı paraları bir akrabasına gönderip, kızına bakmasını rica etti.
Genç kız bir süre sonra görmez oldu.
Karanlık dünyasıyla baş başaydı.
Bu arada annesini hiç merak etmiyordu.
Yalancıydı annesi, ölse bile bir kayıp sayılmazdı.
Bir gün doktorlar, uygun bir çift göz bulduklarını söyleyerek kızı ameliyat ettiler.
Ancak o, gözünü açtığında yine aynı yüzü görmekten korkuyordu.
Fakat kör olmak zordu. En azından kimseye yük olmazdı.
Genç kız, ameliyat sonunda aynaya baktığında,müthiş bir çığlık attı.
Karşısında bir dünya güzeli vardı.
Gerçekten de harika bir kızdı gördüğü. Yüzündeki bozukluklar tamamen kaybolmuştu.
Çok kemerli olan burnu düzelmis, kepçe kulakları normale dönmüş ve yaban otlarını andıran saçları, dalga dalga olmuştu.
Genç kız, yanındaki yaşlı doktora sevinçle sarılarak:"Sanki yeniden dünyaya geldim!" dedi.
"Yüzümde hiçbir çirkinlik kalmamış, estetik ameliyatı siz mi yaptınız?"
Yaşlı doktor: "Böyle bir ameliyat yapmadık kızım!."diye gülümsedi.
Annenin bağışladığı gözleri taktık.
Sen, onun gözünden gördün kendini!....."

Bı yazıyı nette gördüm.Son günlerde gazetede gördüğümüz anne katillerine de bunları okutturmak isterdim.

Anneler çocukları için canını seve seve verebilecek yegane varlıklardır.Böyle bir vahşiliği ona layık görebilecek zihniyetleri hiç anlamıyorum.Anlayamıyacağım.

Doğumuyla sevince boğulduğumuz,saçının teline zarar gelse yüreğimizin yandığı,o ağladığında ağladığımız,güldüğünde güldüğümüz yavrularımız gün gelsin hayatımızı kendi elleriyle sonlandırsın.Yazık çok yazık.......Diyecek başka bir kelime bulamıyorum.

Çarşamba, Mayıs 28, 2008

Bizim kızların halleri...

Serrayı annanesinden aldım eve doğru gelirken resimlerini çektim.Annanemizle çok yakın oturuyoruz.Senayı da babası alacaktı,küçük hanımla eve gitme maceramız....


Burda da poz verdi.Başını eyme kızım deyince aşağıdaki pozu verdi küçük cimcimem.......








Nihayet bahçe kapısından içeri girdik.Bir türlü elimi tutmayan Serra hanımla....


Sena hanım okuldan gelmiş fırsat bu fırsat babayı kandırmış bahçeye çıkmış



Jimlastik hareketlerinden fırsat buldukça matematikten bir dersi olduğunu ve çok kolay olduğunu akşam yapacağını beyan etti.........Banada de tıpış topış eve girmek kaldı.Çünkü iş mesaisi bitmiş ev mesaisi başlamıştı.

Bu ara sıcaklardan herhalde pek örgü öremiyorum.Oysa örmek bana terapi gibi geliyordu.Bir yerde okumuştum Amerikada okullarda örgü dersleri varmış.Örgü örmek beyni rahatlatıyormuş.Bu aralar benimde beynimi rahatlatmaya çok ihtiyacım var.Yaz geldi benim çalışma fobim başladı,çok zor işe gelmeye başladım.Tatile ihtiyacım var ama bu sene bir hayal ...
Offf çok karamsar gördüm kendimi.En iyisi akşam eve gidince ipimi ve şişlerimi alayım da bir şeyler örüyim başka çaresi yok.