Salı, Aralık 02, 2008

Haftasonu mamalarımız.....

Haftasonu mayalı hamurdan poğaça yapayım dedim,hem çocuklar yer hem de Sena'nın beslenmesine koyarım diye düşündüm.Fakat tepsiye dizerken Sena büyük bir hevesle anne kurabiye mi yapıyorsun yoksaaa demez mi...Yok kızım poğaça yapıyorum dedim ama canım da sıkıldı ben pek kurabiyeyi beceremiyorum ya çok fırında tutuyorum ya da az,neyse kızım isteyince akan sular durdu hemen tarif defterimden kolay bir kurabiye tarifi buldum ve ona sürpriz yaptım pişene kadar anlamadı pişince tabağa koydum çok şaşırdı.Anneee çoook güzel olmuuuş diye diye yedi prensesim.Hakikaten çok güzel olmuştu,kızım istediği için yaptım diye bu kadar güzel olmuştu herhalde...Şimdi gelelim tariflere;özellikle mayalı hamurun tarifi hem çok kolay,hem de inanılmaz yumuşak poğaçalar oldu...En kısa zamanda aynı hamurun değişik versiyonlarını deniyeceğim açması filanda çok güzel oluyormuş...



Mayalı hamur;

1/2 su bardağı ılık su

1/2 su bardağı ılık süt

1 su bardağı sıvıyağ

2 yemek kaşığı şeker.
.
1 yemek kaşığı tuz
.
1 paket maya (ben toz maya kullandım)
.
Aldığı kadar un
.
Yapılışı;

Öncelikle toz mayayı ılık su,süt ve şekerle bir kabın içinde buluşturuyoruz,bir güzel kaynaşıyorlar daha sonra içine sıvıyağ,un,tuz ilave ederek yumuşak bir hamur olana kadar yoğuruyoruz,çok yumuşak bir hamur olacak.Sonra yoğrulan ve yorulan hamurumuzu bir köşede 1 saat kadar dinlenmeye bırakıyoruz.

Mayalanan hamurumuzdan küçük parçalar alıp ister poğaça,ister açma,ister pide yapıyoruz.Üstüne yumurta sarısı sürüp 200 dereceli fırında 2o dakika kadar pişiriyoruz(ben soğuk fırına koydum,fırını önceden ısıtmadım) pişince pufidik pufidik poğaçalarımızı afiyetle yiyoruz...


Kurabiye;
.
2 yumurta
.
1 su bardağı pudra şekeri
.
1 paket yumuşamış margarin (ben kasede teremyağ kullandım)
.
1/2 çay bardağı sıvıyağ
.
1 paket vanilya
.
1 paket kabartma tozu
.
Aldığı kadar un.
.
Yapılışı;
.
Bütün malzemeleri karıştırıp yumuşak bir hamur elde ediyoruz,aslında içine ceviz,fındık koysaydım daha güzel olurdu.
.
Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp tepsiye diziyoruz ve sıcak fırına koyuyoruz.Üstleri hafif kızarınca alıyoruz ve afiyetle yiyoruz...

Pazartesi, Aralık 01, 2008

Serra hanım kuaförlüğe özenirse.....


Odasında sesi çıkmadan oynuyordu.Ben de rahat rahat işlerimi yapıyordum ki....Sena'nın anneeeee koş sesiyle eyvah bir şey oldu diye yüreğim ağzımda yanlarına gitmem bir oldu ve karşılaştığım manzara........

Bir adet yolunmuş tavuk olmuş Serra yaramazı.Sena farketmese bayramda keloğlan gibi gezerdi artık....

Cuma, Kasım 28, 2008

Trafik Çilem...


Bu fotoğrafları akşam servisden çektim.Güya 16.30 da çıkıyoruz ama köprü trafiğinden sonra eve 18.00 dan önce varamıyoruz,malesef..



Bu resimleri de köprüden geçerken çektim.Bu çileli yolculuktan sonra eve pestil gibi gidip ayaklarımı uzatıp dinlemem lazım normalde değil mi?....

Perşembe, Kasım 27, 2008

Sağlık Olsun....


Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama

Yarım saat erkene kurulsun saatin..

Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..

Pencerini aç, yagmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin

Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin

Geceden hazır olsun, yarın ne giyecegin

Ona harcayacagın vakitte bir dilim ekmek kızart

Çek kızarmış ekmek kokusunu içine

Bak güzelim kahvaltının keyfine..

Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,

Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin

Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile

Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,

Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,

Ohhh şöyle bir hafifle bir güzel kahve ısmarla kendine, seni mutlu eden sesi duymak için alo de

Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık

Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa

Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak

Çiçek görürsen kokla, köpek görürsen okşa, çocuk görürsen yanağından makas al..

Sonra,şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı,

Sen çok dar da iken kimlerseni ferahlattı,

Hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?

Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?

Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara

Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..

Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak, yüzünde güller açtıracak..

Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun.. Yemeğin ne olursa olsun,
Masanda illaki kumaş örtü olsun.. Saklama tabakları, bardakları misafire

Sizden ala misafir mi var bu dünyada Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil, vazife yapar gibi hiç değil,

Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi, eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..

Gece evinde, dostların olsun Sohbet mezen, kahkahan içkin olsun..

Arkadaşım, hayat bu daha ne olsun?

Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!
(Netten)

Çarşamba, Kasım 26, 2008

Bu Ne Usluluk Böyle....

Dün akşam annemler çaya geldi.Gelirken halasının gülü Ceyda'yı da getirmişler.Sena'da fırsat bu fırsat diyerek 9999 kere seyrettiği Barbie kristal şato filmini seyredelim Ceyda'da merak ediyor dedi,koyduk bakalım kudurmaktan ne kadar seyredebilecekler diye de merak ettik.Ama bizi yanılttılar 90 dakika boyunca bırakın yerlerinden kalkmayı çıtları bile çıkmadı.Biz de rahat rahat çaylarımızı içip sohbet edebildik..


Teşekkürler Barbie kristal şato..Artık çocuklu misafir gelince sana çok iş düşecek...

Salı, Kasım 25, 2008

Okulistik Sınavı.....

Geçen hafta Sena'lar okulda okulistik sınavı olmuşlar,öğrencilerin bilgilerini ölçmek için güzel bir yol.Fakat sanki üniversite sınavı gibi cevap anahtarı var,çocuklar test çözme usulüne alışkınlar fakat anladığım kadarıyla cevap anahtarını işaretlemenin önemini pek kavrayamamışlar,kaydırabiliyorlar.

Sena'da o gün akşam bana soru kitapçığını getirdi cevaplarını da altına işaretlemiş ,baktım hemen hemen hepsi doğruydu bir iki yanlış vardı,aferim kızım dedim ve gönül rahatlıyığla sonuçları bekledim....Dün sonuçlar geldi....cevap anahtarına işaretlerken kaydırmış,tabi bütün sorular yanlış...

Nasıl üzüldüm anlatamam,kendi de üzüldü bir de anne yanlış anlama bunlar karneye geçmiycekmiş diyor...Gülermisin ağlarmısın...Karneye geçmeyecek ama bunu öğretmenin görmeyecek mi?,senin çalışmadığını düşünmeyecek mi dedim.....

Şimdiki öğretim sisteminden hiç bir şey anlamıyorum zaten,bizim zamanımızda herşey ders kitaplarında vardı.Şimdi bir soru soruyorlar ders kitabında yok tabi,hadi internetten araştır,ya internet yoksa?...kal öylece nasıl sistem bilmiyorum.

Bir de şu performans ödevleri var tam evlere şenlik,ben hiç bir çocuğun kendi başına yaptığına inanmıyorum..Anne baba yapıyor çocuk not alıyor......

Bugün canım çok sıkkın....

Pazartesi, Kasım 24, 2008

Faal Olmayan Bir Haftasonu.....



Haftasonu evdeydik herzamanki gibi.....Meleklerim yıkanmış paklanmış olarak ranzalarında televizyon seyrederken araştırmacı gazeteci annelerine binbir zahmet bu ilginç pozları verdiler.Tam paparazzi gibi oldum artık çocuklarda sıkıldı.

Geçen hafta resimdeki düdüklü tencereden almıştım,bu haftasonu ilk defa düdüklü tencerede kurufasulye pişirdim,hep korkardım patlıycak diye o yüzden eve almamıştım ama bu klipsoymuş güvenilirmiş.İnşallah...
.
Neyse kurufasulyem çok güzel oldu,eşim pek beyendi..Artık bol bol kurufasulye,nohut yaparım iki dakikada pişiyor.Haşlamayınca vitamini de içinde kalıyor...
.
Bir de çok güzel bir şal örneği buldum,başladım anneme yapıcam Sürpriz...Bakalım nasıl olacak...Bitirince sizinle paylaşırım...
.
Sendromsuz süper bir Pazartesi günü ve daha da süper bir hafta diliyorum.Sevgiyle kalın...