Salı, Nisan 29, 2008
Haftasonumuz

Hastayım
Perşembe, Nisan 24, 2008
Salı, Nisan 22, 2008
23 Nisan neşe doluyor insan

Yarın 23 Nisan Atatürk'ün bize armağan ettiği en güzel bayram.Bende kızlarımla bu bayramı en güzel şekilde kutlamayı düşünüyorum.
Sena anasınıfından beri bu seneye kadar folklöre gitti.Bu sene gitmek istemedi bende zorlamadım ama onu folklör yaparken seyretmek çok keyifliydi.Bu sene bizde gösteri yapanları izleriz artık çünkü Sena'nın bir görevi yok.
Okulumuz evimizin tam karşısında çok yakın hatta Sena ana sınıfına giderken söyledikleri şarkıları ben balkondan rahatlıkla dinleyebiliyordum.Okulun bu kadar yakın olması benim için büyük avantaj evde olduğum günler kızımın okula girdiğini okuldan çıktığını rahatlıkla izleyebiliyorum.
Birde birinci sınıftayken Sena hanımın yaptığı bir olay varki,okul yakın olmasaydı gidene kadar kalp krizi geçirirdim herhalde.Sena birinci sınıftayken Serra iki aylıktı.Ben de ücretsiz izindeydim evdeydim.Hiç unutmuyorum Serrayı uyutmuştum çamaşır topluyordum telefon çaldı.Arayan Senanın öğretmeni ,Sena evemi geldi diye soruyor,hayır dedim ama elim ayağım titremeye başladı çünkü Sena okuldan kaçacak eve gelecek bir çocuk değil okulunu çok sever söylemeden hiçbir yere gitmez.Öğretmeni geçen dersten beri Senanın sınıfta olmadığını farketmiş evi aramış.Hemen okula koştum oraya bakıyorum buraya bakıyorum çocuk yok.Öğretmen arıyor okul görevlisi arıyor yok.yok.yok.En sonunda arka bahçede tam köşede bir kafayı bir anda gördüm,birde giderimki küçük cadı orda ama o ana kadar aklımdan geçenleri şimdi düşünmek bile istemiyorum.
Kendi de korkmuş tam bir saat orda saklanmış.Sebebini sorduğumuzda aşı olmak istemiyorum onun için onlar gidene kadar burda bekliyeceğim dedi bize.Meğer okula aşı yapmaya gelmişler bütün sınıftan akıllı benim kızım onlar gidene kadar saklanmayı tercih etmiş,ömrümden ömür götürmüştü.Şimdi neyse böyle yaramazlıklar yapmıyor,aşısınıda güzelce oluyor çok şükür.
Pazartesi, Nisan 21, 2008
Örgülerime devam

Bu yeleğide yeni öğrendiğim tunus işi taktiğiyle yaptım.Uzun şiş tığla yapılıyor,örülmesi çok zevkli oluyor.Çok da güzel duruyor çocuklarda.

Çiçekli süeterimiz.Örneğini görünce bayıldım,kesin kızlara yapmalıyım dedim ama bir türlü püf noktasını bulamıyorum.Yaptım söktüm,yaptım söktüm sonra nihayet Sevil ablanın tarifiyle başardım çok güzel bir süeter oldu.Kotların üstüne çok yakışıyor.
Bu kadar örgüden sonra gelelim haftasonuna;haftasonu Ediz gececiydi geceden çıkınca cumartesi sabahı sekiz gibi eve gelir ama bu sefer saat dokuz olmuş yok.Hemen cepten aradım geliyorum dedi.Geldi ama yalnız değil yavru bir kediyle.........
(Sevgili eşim bizim bahçeli mustakil bir evde yaşadığımızı düşündü heralde apatmanda yaşadığımızı unuttu.)Bir anda neye uğradığımı şaşırdım.Hadi kuş olsa akvaryum olsa neyse ne bu kedi neyin nesi?
Tabi kızlar bayıldılar.Bıraksam koyun koyuna yatacaklar.Balkona yer yaptılar,benim çamaşır sepetimi yuva yapmışlar.Ben de az kalsın onların yuvalarını yapacaktım.Hadi Dilek sakin ol sinirlenme bak beş gündür hayalini kurduğun haftasonu gelmiş.Evini geçen haftadan TERTEMİZ yapmışsın.Bu haftasonu oh şöyle bir tatilimin tadını çıkarıcam dedin sinirlenme dedim.
Ama ne mümkün sinir kat sayım her dakika kat kat artıyor,kedi evimizden gidene kadarda artmaya devam edecek.Serra daha 2,5 yaşında kılı tüyü ağzına girer,anlamıyor ki çocuk ablası kucağına alınca oda almak istiyor.Bir zararı olurmu bilmiyorum.Ne yapacağımı şaşırdım arkadaşlar bana bir akıl verin lütfen.
Cuma, Nisan 18, 2008
Yoğun istek üzerine......
Şimdi bahsediyorum benim canım arkadaşlarım!..... İşe ilk başladığımız zaman
bizi sınavla almışlardı devlet memurluğu için şimdi KPS filan çok zorlaştı.Neyse biz birçok yeni işe başlayan arkadaşlar tabi çömez oluyoruz bu arada hep birlikte başladık yeni oluncada ister istemez diğer yeni arkadaşınla bir kader bağı oluyor aranda.
Ben aslında öyle hemen arkadaş olan biri değilimdir.İlk hareketi hep karşı taraftan beklerim,beni ilk görenler soğuk olduğumu söylerler ama birde arkadaş oldummu bidaha onu hiç bırakmam .İşte Zeynep'le böyle tanıştık.İkimizde işe yeni girmiştik herşeyin yabancısıydık birbirimize destek olarak bu günlere geldik.Zeynebin bendeki yeri daima farklı olmuştur.Oniki senedir yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmemiştir.(kendisi gülücüklerimbenim bloğunun sahibi olur).
Yaseminciğime gelince o işe ilk girdiği zaman genel müdür sekreteri olarak başlamış,onların çalışma saatleri farklı olduğu için kendisini fazla tanımıyorduk.Sonra evlenince normal servise Zeynebin odasına geçti birlikte çalışmaya başladılar.
Bu arada benim bir özelliğimden bahsetmeden geçemiycem.Hani ben böyle zor arkadaş olan bir tipim, bir de arkadaş olunce çok bağlanırım ya üçüncü bir kişiye asla tahammül edemem.Zeynebe neler yaptım Yaseminle samimi diye;küstüm kızdım sinir oldum.Ama.................bir de baktımki biz üçlü kanka olmuşuz.
İşte o günden beri Yasemin ve Zeynepsiz Dilek (ben oluyorum kendileri) olmaz olamaz .Onlar benim biricik can arkadaşlarım iyi gün dostu değil yılın 365 günü dostlarım onları çok seviyorum.Yasemin Zeynep iyiki varsınız canım arkadaşlarım.
Örgülerim



Berkay

ceyda


Benim baldan tatlı yeğenim.İlkgöz ağrım.Biraz yaramazdır ama çok tatlıdır,akıllıdır,halasını çok sever.
Bu sene ana sınıfına başlıycak benim kuzum büyüdü de okullu oldu maşallah.
Sena'dan 4 yaş küçük,Serra'danda 2 yaş büyük olduğu için benim ortanca kızımdır Ceyda.
Çarşamba, Nisan 16, 2008
Meleklerim
Benimde iki erkek kardeşim var sağolsunlar ablalarını çok severler fakat hep bir ablam olmasını istemişimdir,herşeyimi paylaşabileceğim.Gerçi benim ablam annem herşeyimizi paylaşırız konuşuruz dertleşiriz.Birde iş arkadaşlarım Zeynep ve Yasemin'i atlarsam ayıp olur doğrusu.Haftanın 5 günü 8 saat birlikteyiz.Beraber ağlar beraber güleriz.
Salı, Nisan 15, 2008
İşte geldim burdayım
Sabahta bir telaş kalktım iş arkadaşım Sevil abla kahvaltıya gel diye mesaj atmış,erken gel diyede eklemiş.Ben de geldim ama hanım yok ortalarda hemen cepten aradım,şimdi geliyorum sen odama gir çayı koy dedi.Güya beni kahvaltıya çağırıyor kendi yok ortalarda,neyse geldi kahvaltımızı yaptık.Sağolsun dolma bile sarmışlar.
İşe 1996 Aralık ayında Sevil ablayla aynı odada başladım ve on sene ikimiz aynı odada görev yaptık.O bana ablalık,analık,arkadaşlık yapmıştır şimdi odalarımız ayrıldı ama biz birbirimizden ayrılmadık her zaman görüşürüz.Sena'nın ikinci annanesidir.Sevil annane der çok sever Sevil annanesini.Bu arada erkek kardeşimin de dünürcü başısıdır,eşiyle tanışmalarına vesile oldu.Mutlu bir evlilikleri var ve bebeklerini bekliyorlar.Halasının bıcırığı Eylülde doğacak inşallah.
Nerden nereye geldik.Çalışmayı sevmiyorum ama arkadaşlarımı çok seviyorum.Oniki yılı burada acısıyla tatlısıyla geçirdik.Geldiğimde sözlüydüm,evlendim,iki çocuğum oldu.Çocuklar olduktan sonra istifa etmeyi çok düşündüm ama arkadaşlarım özellikle Zeynep'le Yasemin beni bu kararımdan döndürdüler bakalım nereye kadar giderse artık.Ben böyle dedikçe de çok kızıyorlar biz ayrılız sen emekli olursun diyorlar.Artık burada arkadaş değil bir kardeş gibi olduk,onları çok seviyorum.
Pazartesi, Nisan 14, 2008
Haftasonu
Gelelim o çok beklediğim 2 gün tatilime;havanın gayet ısınmış olduğunu farkedince temizlik damarlarım kabardı,Sena'yı kursa gönderip camları silmekle işe başladım.Amacım camları Serra hanım kalkmadan silebilmekti fekat cadı dururmu daha balkonun camekanlarını silerken arzı endam etti kendisi.Biraz anakız sarılıştıktan sonra balkonu bitirebidim,daha sonra hanımın kahvaltısını binbir zahmetle yedirerek geri kalan işlerimi bir şevkle! yapmaya başladım.Bu arada Serra kovanın içinde tabiki akşama kadar kaç kere üstbaş değiştirdiğimizi hatırlamıyorumbile neyseki ba kadar meşagetli bir temizlikten sonra evim ve kızım tertemiz oldu
Cuma, Nisan 11, 2008
günaydın
Dün bir önceki güne nazaran sakin bir akşam geçirdik çünkü Serra hanımın dizisi bez bebek vardı.Sena'da rahat rahat ders çalıştı.Yoksa ne mümkün Serra'sız ders çalışmak,benim çantam nerde,lalem tutum nerde hiç istekleri bitmez küçük hanımın.Neyse akşam dizi bitene kadar sesi fazla çıkmadı.Bende fırsattan istifade biraz örgü ördüm,eşimle nescafe keyfi yaptım.Anlıyacağınız evimize sessizlik ve huzur hakimdi Allah bozmasın.(amin)
Perşembe, Nisan 10, 2008
Akşam...akşam...akşam

Sena'ya gelince o ayrı bir alem...Ders çalışmamız tam bir facia iki dakika ders on dakika su içme molası beş dakika ders yarım saat sızlanma molası olarak anne nasıl cinnet geçirtilir tezini dün akşam itabariyle doğrulayacaktı ki...ben süper anne kıyafetlerimi giyip kucağımda Serra biberonu ağzında(bakınız alt resim)bir oturup bir Sena hanımın dersleri için kalkmak suretiyle cinnet modunu atlatmış bulunmaktayız efendim vatana ve millete hayırlı olsun.
Çarşamba, Nisan 09, 2008
Serra'dan inciler
Değdim değil anne = Gelmiycem anne
Dittim değil anne = Gitmiycem anne
Berbay = Berkay (kuzeni)
Lalem = Kalem
Dildi = Silgi
Bana batın = Bana bakın
Düt = Süt (Hayat kaynağı sütsüz yaşayamayız)
Ben dittim = Ben gidicem
Part gdittim = Parka gidicem
Ole = Sevinç gösterisi (Zıplanarak ve eller havada)
Abba lalem verdi diğil anne = Ablam kalem vermedi anne
İi dedeler = İyi geceler
Lüle lüle = Güle güle
Annane dedi = Annanem gelsin
Düttüm = düştüm
Ben de delcem = Ben de gelicem
sena ve serra
bazende kardeşi yüzünden bunalımlara giren bir abla.Çalışan ve iki çocuklu bir anne olarak yaşadığım zorluklar elbetteki bir çoğumuzun yaşadığı zorluklar.Neyse daha ilk günden başınızı şişirmeyeyim,beni özleyin anacım baaaay .....