Cuma, Kasım 07, 2008

Başıma Gelenler....



Öğlen herzamanki gibi yemeğe giderken bankamatiğe uğradım haftasonuna gireceğimiz için para çekmek istedim,hay çekmez olaydım.

Parayı çektim,o anda tünel geldi ben tünele bindim ve tünel hareket etti.O anda kafamda şimşekler çaktı,ben kartımı aldım mı?....

Almamışım tabiiii,kart bankamatikte....hemen tünelin sürücüsüne söyledim ordan bankamatiğin ordaki arkadaşlarını aradılar tabiiii kartın yerinde yeller esiyor....

Koştur koştur bankanın Karaköy şubesine gittim anlattım,kartımı hemen bloke ettiler neyse ki benden sonra işlem yapılmamış çok şükür.

Tabi yemek filan yemeden tünele binip işe geldim,şimdi yeni bir kart çıkarttırmam gerekiyormuş,yine de buna şükür diyorum,çabuk farkettiğim için çok şanslıyım....

Artık bankamatiğin önünden kartımı almadan,paramı almadan ayrılmam.Çocukların hastalığı kafamı dalgın yaptı herhalde diye düşünüyorum.12 senelik çalışma hayatım boyunca ilk defa başıma böyle bir şey geldi.Bir anlık dikkatsizlik başımı çok ağrıttı.

Neyse ki daha kötüsü olmadı ne diyeyim buna da şükür,alan kullanamayacak nasıl olsa.....

annenin sözünü dinle,hasta olma....

Çorap giyilmez, sularla oynanır, annenin sözü dinlenmezse ne olur.Bütün gece kusup sabah doktorun yanına varılır güzel bir muayeneden sonra grip+faranjitle ve bir poşet ilaçla eve dönülür..
.


Akşamda dedemiz,annanemiz,dayımız,yengemiz ve Gamzenur hanımımız ablasını ziyarete geldi...
.

Doktor dan dönerken bir de market ziyareti yaptık.Markette dolaşmayı pek seviyorlar ne hikmetse...

Bu arada akvaryumumuz salonda baş köşede yerini aldı...Ben böyle olacağını biliyordum zaten,eşim beni ikna etmek için önce sözümü dinler gibi görünür,sonra da bildiğini okur sağolsun.
.
Ama Serra pek rahatlık vermiyeceğinin sinyallerini veriyor,sürekli akvaryumla yapışık bir halde ne bulursa içine sokuyor.Hatta geçenlerde mandalina yerken bir dilimde balıklara vermiş,balıklardan biri sizlere ömür....Birde o zaman akvaryum balkondaydı,şimdi gözünün önünde...Gerisini siz düşünün artık...

Çarşamba, Kasım 05, 2008

Babalar ve Kızları....


0 yaşında
.
Baba : Ne kadar da güzel. Şimdi bu küçücük şey benim kızım mı? Gözleri de bana ne kadar çok benziyor.

Kızı : Bu gözlerini benden hiç ayırmayan adambabam olsa gerek

5 yaşında

Baba : Prensesim benim, güzel kızım. Söyle bakalım baban sana ne alsın?

Kızı : En çok babamı seviyorum. Babam, niye annemle uyuyor? Hep benimle uyusun, başkasını sevmesin.

10 yaşında
.
Baba : Gittikçe yaramaz oluyor, kime çekti bu kız?

Kızı : Ben babama aşığım. Büyüyünce babam gibi erkekle evleneceğim. Babam bu ay harçlığımı arttırır mı?

15 yaşında

Baba : Ne kadar da çabuk büyüdü. Eve de gittikçe geç kalmaya başladı, bu gidişle başına kötü bir şey gelecek. Sanırım daha sert konuşmalıyım.

Kızı : Babam yüzünden arkadaşlarımla istediğim kadar vakit geçiremiyorum. Bana baskı uygulamasından nefret ediyorum. Ne zaman özgür olacağım?

20 yaşında

Baba : Artık sözümü dinlemiyor. Benden giderek uzaklaşıyor. Kendi parasını da kazanmayabaşladı ya, bana ihtiyacı kalmadı tabii. Uzunzamandır tatlı bir-iki laf geçmedi aramızda zaten. Evi de sürekli erkekler arıyor. Galiba kızım elden gidiyor

Kızı : Her dediğime alınıyor, beni bir türlü anlamıyor. Hele geçen gün giydiğim mini eteğe karışmasına ne demeli? Evden ayrılıp, kendi hayatımı kurmalıyım. Çocuk muamelesi görmekten bıktım artık!

25 yaşında
.
Baba : Bir gün bunun olacağını biliyordum. İşte evleniyor. Zaten aramız eskisi gibi değildi. Şimdi bir de kocası var. Prensesim beni terkediyor.

Kızı : Böyle bir günde bile o mutsuz ifadeyi takınmasının ne lüzumu var ki? Biliyorum, onu bir türlü içine sindiremedi. Bu yüzden yapıyor. Kendi hayalindeki damat değil ya! Sanki birlikte yaşayacak olan o.

30 yaşında

Baba : Çok az görüşüyoruz. Daha sıkbiraraya gelsek ne iyi olur. Hem torunlarımı da özlüyorum. Kendi arkadaş çevrelerindenfırsat bulup da bize gelemiyorlar ki...

Kızı : Babamları da çok ihmal ediyorum galiba. Yine telefonda çok üzgün geldi sesi. Haftasonu onlara süpriz yapmak en iyisi.

40 yaşında

Baba : Kızım, benim entellektüel düzeyimi yeterli bulmuyor. Ona göre çağın gerisinde düşünüyormuşum. Oysa küçükken derslerine hep ben yardım ederdim. Anlayamadığı bütün problemleri bana sorardı. Şimdi beni beğenmiyor. Bir daha onunla asla politik tartışmalara girmeyeceğim.

Kızı : Babam giderek daha da çocuk gibi davranıyor. Sürekli bir şeylerden yakınıyor. Gerçison zamanlarda sağlığı da iyi değil ama. Ya ona bir şey olursa? Zaten hiçbir zaman dilediği gibi bir evlat da olamadım.

45 yaşında

Baba : Kızımın mutlu bir yuvası olması ne güzel. Gözüm arkada gitmeyeceğim. Her şeyi kendi başardı. Onunla gurur duyuyorum.

Kızı : Babam için çok endişeleniyorum. Onu kaybetmeye hazır değilim. İlaçlarını da hep ihmal ediyor zaten. Allah'ım onu benden alma!

50 yaşında
.
Baba : Dünyada mutlu kal kızım !

Kızı : Seni çok özleyeceğim ve arayacağım babacığım.Şimdi ben kime danışacağım, kim yardım edecek bana? Ne olur gittiğin yerde çok mutlu ol. Ve hep yanımda olduğunu hissettir, ne bileyim ben,arada sırada işaretler yolla mesela. Ah babacığım! Sensiz nasıl yaşayacağım?
(Alıntıdır)

Elimizdeki değerlerin kıymetini yitirdiğimiz zaman anlamamak adına...

Salı, Kasım 04, 2008

Hayat Sen Ne Çabuk Harcadın Beni...


Başlıkdan da anlaşılacağı üzere bu ara yine karamsarlık sardı beni,bilmiyorum bazen hayattan hiç bir beklentimin karşılığını alamadığımı hissediyorum.Sanki öylesine bir rüzgara kapılmış sürükleniyorum gibi...
.
Hangimizin hayalleri gerçek oldu sanki diyebilirsiniz ama benim en büyük hayalim çocuklarıma kendim bakıp büyütmek,büyürken hiç bir anını kaçırmamak.Akşam gidince annanesinden bak bugün böyle yaptı,bak bugün şöyle yaptı dediğini duymak istemedim hiç bir zaman,o anlarında tek ben yanında olmak tek ben yavrumla o anları paylaşmak istedim.Ama hayat şartları yaşam standartları için çalışmam şarttı,hala da şart.
.
Peki nereye kadar bu koşuşturma?..ben ne zaman çocuklarımla başbaşa kalabileceğim.Sena'nın en büyük hayali olan sınıf annesi ol bu sene anne ne olur? yalvarmalarını ne zaman gerçekleştireceğim? Onları da bu çarkın içine sokmam gereklimiydi...Bazen diyorum çocuk istemekle egomu mu tatmin ettim,onlara yeterli annelik yapamadıktan sonra her anında yanında olamadıktan sonra ne anlamı var,ilerde ben onlardan ne bekleyebilirim?...
.
Bana demeyecekler mi anne sen bizim ihtiyacımız olunca bizi bir eşya gibi annaneme bıraktın akşam da aldın ama gündüz de benim sana ihtiyacım vardı düşünce,canım yanınca yanımda seni aradım,annemi istiyorum diye ağladım ama sen yoktun....demeyecekler mi?....Onlara bunu yaşatmaya ne hakkım vardı...
.
Çok üzgünüm ,çok canım sıkkın,bir tek çalışan anne ben değilim biliyorum hatta benim çocuklarım annemde kreşde,yuvada filan değil çok şükür bunu da biliyorum ama şu kalbime söz geçiremiyorum,her anımı onlarla paylaşmak istiyorum.Bunları düşünerek sıkılıyorum...sıkılıyorum...

Pazartesi, Kasım 03, 2008

Berkay Beyin Kazağı....


Hep kızlara...hep kızlara olur mu?.....Bu da halasının erkekine yaptığım kazak.Güle güle iyi günlerde giysin...
.
Pazartesi sendromsuz bir gün geçirmeniz dileklerimle...hayırlı haftalar diliyorum.Kendinize iyi bakın,sevgiyle kalın...

Cuma, Ekim 31, 2008

Anne sen yerdesiiin?....


Serra hanım almış dün telefonu eline benimle işyerinden konuşuyormuş gibi konuşuyor;.
- Anne sen yerdesiiin?
- İşdeyim kızım.
- Senin işyerin nerde?..
- Çok uzakta kızım.
- Ben de delcem.
- Olur annem.
- Ama ablam delmesin,o babasının işyerine ditsin.
.
Dağdan gelmiş bağdakini kovuyor.Yanındaki kırmızı otobüste benim servisim,ona binip işe gittik biz akşam kızımla,ablası da babasının iş yerine gitti.Ablasının babası Serra'nın nesi oluyor pek merak ettim..
.
Sena hanım da daha yeni aldığım çorabını ilk giymede nasıl becerdiyse yırtmış onu gösteriyor.Babanın işyerine öyle gidemezsin tabi çocuğum başka çorap giy...
.
Akşam kızlarımla işyerine gitmecilik oynadık,pek eylendik.Serra'yı sahiden getirsem işe pek eyleneceğimiz!.... kesin.

Perşembe, Ekim 30, 2008

Mevlüt resimlerimiz....



Halasının balböceğinin bebek mevlüdünü yaptık,çok güzel geçti ve çok kalabalıktık.Sağolsunlar bütün komşular gelmeye çalışmışlardı....Gamze Nur hanım halasına pozlar verdi,maşallah subhanallah......


Bebek ilahisi söylenirken böyle kucakta gezdiriliyor bebek,çok duygulu zamanlardı,ilahiyi söyleyen Ayşe teyzenin ağzına sağlık.....

Berkay beyin şöyle dururken resmini çekmek ne mümkün,illaki yürüyecek kurtlu....Üstündeki süeteri de yeni ördüm,aslında onunla güzel bir fotoğrafını çekmek istedim ama ne mümkün,durduğu yerde durmuyor,yaramaz.....

Ceyda hanım da o gün biraz ateşliydi,gitmemiş ana sınıfına..Pek masum pozlar verdi halasına..
.
Eeee Serra hanım durur mu hemen ablasını taklit etti....Sena okulda,zor ikna ettim ama Ceyda'nın okula gitmeyip de mevlütte olduğunu bir öğrenirse vay halime....
.
Çok şükür bloglardaki yasaklar kalkmış,şu kısacık zamanda bile sizleri çok özledim,kendinize iyi bakın..