Perşembe, Nisan 24, 2008

Kedimiz gitti




Kedimiz gitti arkadaşlar,artık annesinin ve kardeşlerinin yanında.Eşim arkadaşına bakamadığımızı söylemiş,arkadaşıda o zaman geri getir demiş.Zavallıcık zaten bir aylıktı annesine ve kardeşlerine kavuşunca çok mutlu olmuş.

Salı, Nisan 22, 2008

23 Nisan neşe doluyor insan


















Yarın 23 Nisan Atatürk'ün bize armağan ettiği en güzel bayram.Bende kızlarımla bu bayramı en güzel şekilde kutlamayı düşünüyorum.

Sena anasınıfından beri bu seneye kadar folklöre gitti.Bu sene gitmek istemedi bende zorlamadım ama onu folklör yaparken seyretmek çok keyifliydi.Bu sene bizde gösteri yapanları izleriz artık çünkü Sena'nın bir görevi yok.

Okulumuz evimizin tam karşısında çok yakın hatta Sena ana sınıfına giderken söyledikleri şarkıları ben balkondan rahatlıkla dinleyebiliyordum.Okulun bu kadar yakın olması benim için büyük avantaj evde olduğum günler kızımın okula girdiğini okuldan çıktığını rahatlıkla izleyebiliyorum.

Birde birinci sınıftayken Sena hanımın yaptığı bir olay varki,okul yakın olmasaydı gidene kadar kalp krizi geçirirdim herhalde.Sena birinci sınıftayken Serra iki aylıktı.Ben de ücretsiz izindeydim evdeydim.Hiç unutmuyorum Serrayı uyutmuştum çamaşır topluyordum telefon çaldı.Arayan Senanın öğretmeni ,Sena evemi geldi diye soruyor,hayır dedim ama elim ayağım titremeye başladı çünkü Sena okuldan kaçacak eve gelecek bir çocuk değil okulunu çok sever söylemeden hiçbir yere gitmez.Öğretmeni geçen dersten beri Senanın sınıfta olmadığını farketmiş evi aramış.Hemen okula koştum oraya bakıyorum buraya bakıyorum çocuk yok.Öğretmen arıyor okul görevlisi arıyor yok.yok.yok.En sonunda arka bahçede tam köşede bir kafayı bir anda gördüm,birde giderimki küçük cadı orda ama o ana kadar aklımdan geçenleri şimdi düşünmek bile istemiyorum.

Kendi de korkmuş tam bir saat orda saklanmış.Sebebini sorduğumuzda aşı olmak istemiyorum onun için onlar gidene kadar burda bekliyeceğim dedi bize.Meğer okula aşı yapmaya gelmişler bütün sınıftan akıllı benim kızım onlar gidene kadar saklanmayı tercih etmiş,ömrümden ömür götürmüştü.Şimdi neyse böyle yaramazlıklar yapmıyor,aşısınıda güzelce oluyor çok şükür.

Pazartesi, Nisan 21, 2008

Örgülerime devam




Bu yeleğide yeni öğrendiğim tunus işi taktiğiyle yaptım.Uzun şiş tığla yapılıyor,örülmesi çok zevkli oluyor.Çok da güzel duruyor çocuklarda.







Çiçekli süeterimiz.Örneğini görünce bayıldım,kesin kızlara yapmalıyım dedim ama bir türlü püf noktasını bulamıyorum.Yaptım söktüm,yaptım söktüm sonra nihayet Sevil ablanın tarifiyle başardım çok güzel bir süeter oldu.Kotların üstüne çok yakışıyor.



Bu kadar örgüden sonra gelelim haftasonuna;haftasonu Ediz gececiydi geceden çıkınca cumartesi sabahı sekiz gibi eve gelir ama bu sefer saat dokuz olmuş yok.Hemen cepten aradım geliyorum dedi.Geldi ama yalnız değil yavru bir kediyle.........

(Sevgili eşim bizim bahçeli mustakil bir evde yaşadığımızı düşündü heralde apatmanda yaşadığımızı unuttu.)Bir anda neye uğradığımı şaşırdım.Hadi kuş olsa akvaryum olsa neyse ne bu kedi neyin nesi?

Tabi kızlar bayıldılar.Bıraksam koyun koyuna yatacaklar.Balkona yer yaptılar,benim çamaşır sepetimi yuva yapmışlar.Ben de az kalsın onların yuvalarını yapacaktım.Hadi Dilek sakin ol sinirlenme bak beş gündür hayalini kurduğun haftasonu gelmiş.Evini geçen haftadan TERTEMİZ yapmışsın.Bu haftasonu oh şöyle bir tatilimin tadını çıkarıcam dedin sinirlenme dedim.

Ama ne mümkün sinir kat sayım her dakika kat kat artıyor,kedi evimizden gidene kadarda artmaya devam edecek.Serra daha 2,5 yaşında kılı tüyü ağzına girer,anlamıyor ki çocuk ablası kucağına alınca oda almak istiyor.Bir zararı olurmu bilmiyorum.Ne yapacağımı şaşırdım arkadaşlar bana bir akıl verin lütfen.

Cuma, Nisan 18, 2008

Yoğun istek üzerine......

Sabahtan beri sevgili Zeynep ve Yasemin arkadaşlarım başımın etini yiyorlar.Neymiş efendim;geçen yazılarımdan birinde Sevil abladan uzun uzun bahsetmişim onlardan okadar bahsetmemişim.

Şimdi bahsediyorum benim canım arkadaşlarım!..... İşe ilk başladığımız zaman
bizi sınavla almışlardı devlet memurluğu için şimdi KPS filan çok zorlaştı.Neyse biz birçok yeni işe başlayan arkadaşlar tabi çömez oluyoruz bu arada hep birlikte başladık yeni oluncada ister istemez diğer yeni arkadaşınla bir kader bağı oluyor aranda.

Ben aslında öyle hemen arkadaş olan biri değilimdir.İlk hareketi hep karşı taraftan beklerim,beni ilk görenler soğuk olduğumu söylerler ama birde arkadaş oldummu bidaha onu hiç bırakmam .İşte Zeynep'le böyle tanıştık.İkimizde işe yeni girmiştik herşeyin yabancısıydık birbirimize destek olarak bu günlere geldik.Zeynebin bendeki yeri daima farklı olmuştur.Oniki senedir yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmemiştir.(kendisi gülücüklerimbenim bloğunun sahibi olur).

Yaseminciğime gelince o işe ilk girdiği zaman genel müdür sekreteri olarak başlamış,onların çalışma saatleri farklı olduğu için kendisini fazla tanımıyorduk.Sonra evlenince normal servise Zeynebin odasına geçti birlikte çalışmaya başladılar.

Bu arada benim bir özelliğimden bahsetmeden geçemiycem.Hani ben böyle zor arkadaş olan bir tipim, bir de arkadaş olunce çok bağlanırım ya üçüncü bir kişiye asla tahammül edemem.Zeynebe neler yaptım Yaseminle samimi diye;küstüm kızdım sinir oldum.Ama.................bir de baktımki biz üçlü kanka olmuşuz.

İşte o günden beri Yasemin ve Zeynepsiz Dilek (ben oluyorum kendileri) olmaz olamaz .Onlar benim biricik can arkadaşlarım iyi gün dostu değil yılın 365 günü dostlarım onları çok seviyorum.Yasemin Zeynep iyiki varsınız canım arkadaşlarım.

Örgülerim




Bunlarda kızlarıma yaptığım cicilerimden bazıları.Bu yandaki Sena'ya yaptığım kazak.Nakonun beyaz saten ipini ve sakallı ip dedikleri ipten kullandım.Beş sıra beyazla düz ördüm sonra pembe sakallı iple iki sıra düz ördüm.Güzel bir kazak oldu Sena beyenerek giyiyor.
Pembeli beyazlı yeleğide Serra'ya hamileyken yapmıştım.Onın ipide nakonun bebe yünü.
Yarım gördüğünüz işimse şu anda yaptığım işim yine Sena hanıma kazak olarak başladım.Örneğine deniz dalgası diyorlar.İsteyen arkadaşlarıma ayrıntılı tarif verebilirim.
Akşamları boş kaldığımda haftasonlarında elime alıyorum sitres atıyorum tavsiye ederim arkadaşlar.


Berkay


Halasının erkeki Mahmut Berkay beyefendisi.
Henüz 9 aylık pek küçük ama büyüyünce üç ablasının hakkından geleceğinin sinyallerini veriyor.Eh artık bu kadar kızdan sonrada bir erkekimiz olsun değilmi ama?
Halalık çok güzel bir duygu.Onlar benim canlarım,birkaç gün görmiyim burnumda tütüyorlar,hemen gidip beş dakkada olsa görüyorum evlerimizin yakın olması büyük avantaj tabi.
Annem ben iki kardeşim aynı muhitte oturuyoruz.Gerçi ben evlendikten sonra dört sena Maltepede oturdum.Sena orada doğdu fakat deprem olduktan sonra zemini sağlam olduğundan Atakente taşındık evimizi aldık,evlenmeden önceki muhitime döry yıl aradan sonra tekrar döndüm.Allahtan eşimde bu muhiti çok sevdi,benden çok tanıdığı var.

ceyda


Halasının ilk gözağrısı Ceyda hanım karşınızda.


Benim baldan tatlı yeğenim.İlkgöz ağrım.Biraz yaramazdır ama çok tatlıdır,akıllıdır,halasını çok sever.


Bu sene ana sınıfına başlıycak benim kuzum büyüdü de okullu oldu maşallah.





Sena'dan 4 yaş küçük,Serra'danda 2 yaş büyük olduğu için benim ortanca kızımdır Ceyda.