Pazartesiden beri evdeyim izinliyim evin tadını çıkarıyorum,çocuklarda benim tabi ki.Her sabah Sena hanımı okula Serra hanımı yuvaya bırakıyoruz.Küçük cadı benim evde olduğumu bilmiyor zannediyorum ben kendi aklımla tabi... Bugün yuvaya almaya gidince öğretmeni bana Serra sizin evde olduğunuzu işe gitmediğinizi biliyor onu kandıramamışsınız dedi şaşırdım kaldım.Ben de saftıran anne benim evde olduğumu anlarsa gitmez zannediyordum aklımca ama çocuğum güle oynaya gidiyor okuluna maşallah.
Yarın sabahta Ar.mutlu yolcusuyuz inşallah hafta sonunu birleştirip dört gün kaçamak yapıcaz nasipse.Tabi babası Sena'nın öğretmeninden izin alabilirse yoksa cumaya kalacak vuslatımız bakalım kısmet.
Perşembe, Aralık 23, 2010
Salı, Aralık 21, 2010
Kısmet Bugüneymiş
Sonunda bizde internete bulaştık ve Sena hanımın yoğun istekleriyle eve internet bağlattık.İnşallah artık kendi bilgisayarımdan daha çok yazı yazarım sayfam öksüz kalmaz.Artık işyerinde pek vaktim yok çünkü yoğunuz.
Şimdi kızlar içerde uyuyorken bir merhaba diyeyim dedim onlardan bilgisayar başına geceleri oturucam artık sıra gelmiyor bir türlü.Şimdi kapmışken biraz dolaşayım bari,hepinizi çooook öptüm.
Şimdi kızlar içerde uyuyorken bir merhaba diyeyim dedim onlardan bilgisayar başına geceleri oturucam artık sıra gelmiyor bir türlü.Şimdi kapmışken biraz dolaşayım bari,hepinizi çooook öptüm.
Pazartesi, Ekim 18, 2010
Serra hanımın şahaserleri ve yaramazlıkları...
Çarşamba, Eylül 29, 2010
İçimde kalmasın....

Şimdi blogları dolaşırken bazı annelerin çocuklarına hiç televizyon izletmediğine ve hatta bir iki defa çizgi film izledi diye kahrolan annelere rasladım malesef ben de bu anneler katagorisine az buçuk giriyorum ama çizgi film kısmına değil.Her anne gibi zararlı şeyleri izlemelerine karşıyım..
Büyüdükçe dışarda oyun oynamanın,ağaçlara tırmanmanın,çizfi film seyretmenin zevkini unutup,çocuklarımıza da yaptırmıyoruz nedense...Şimdi çocuğu daha küçücük yaşta kreş ortamına sokuyoruz,daha sonra okul,dersane,sınav,sınav...Bir de çizgi film hakkını elinden almak ,çocuğu çocuk gibi değilde olgun bir insan gibi görmek bana çok saçma geldi..Acaba biz mi hatalıyız yoksa bizi büyüten akşama kadar dışarda oynamamıza izin veren,istediğimiz kadar çizgi film seyretmemize ses çıkartmayan velhasıl bizi özgür bırakan annelerimiz mi hatalı anlayamadım.Oysa ki bir çoğumuz çocukluğumuzu hala unutamıyoruz arkadaşlarımızı,o dönemde seyrettiğimiz şeker kızı,heidiyi...hangimiz arkadaşlarımız dışardayken eve kapanıp anne babayla oynamak isterdik ya da bir kreşe kapatılmak isterdik ya da sınav sınav diye yarış atı olmak iserdik şahsen ben kendi adıma hiç istemezdim iyi ki 70'lerde doğmuşum bu zamanda doğmak resmen çocuklarımızı eziyetimize ortak etmek çünkü devir kötü saldım çayıra mevlam kayıra olmuyor tabi ama bari çizgi film haklarını ellerinden almayalım bırakalım çocuklarımız çocuk kalsın,çocukluklarını yaşasın.dağıtsın bozsun,şımarsın....
Bu yazıyı en çok kendime yazıyorum çocuklarımın çocuk olduğunu çoğu zaman kendim de unutunca bu yazdıklarımı okuyayım bari...
Salı, Eylül 28, 2010
Maşallah....
Pazartesi, Eylül 27, 2010
Çok şükür....
Çok şükür bugün sorunsuz bıraktık Serra hanımı.İnşallah böyle devam eder,alışmıştır artık minik meleğim beni üzmeden gider okuluna...umuyorum....istiyorum....
Haftasonu ellerimi parçalayarak( gerçekten parçalayarak şaka değil) temizlik yaptım.Sağ elimin yüzük parmağını yemeğe soğan rendelerken rendeledim neyse onu bantladım bir güzel ama parmağın yarısını rendelemişim nerdeyse..Yemeği sorunsuz pişmeye bıraktım derken çocukların odasını toplayayım dedim,şifonyeri şöyle çekerken o sargılı parmağım duvarla şifonyer arasında kalmasın mı gözümden şimşekler çıktı resmen,ucuna kan oturmuş parmağın ucu simsiyah,eşim gördü korktu valla...Ama ben dururmuyum o elle evi sildim süpürdüm,ütü yaptım yetti mi hayır bir de dün boşum ya yemek var,ütü yapılmış ev temiz aaa Dilek aşkolsun dinlenmek olur mu diyerek kışlıkları çıkarttım al sana bir ütü faslı dahaaaaaa,akşamına da kızları yıka,ütülediklerini yerleştir,Serra'nın çantasını hazırla derken şimdi zombi gibi geldim işe başım dönüyor resmen....
Haftasonu ellerimi parçalayarak( gerçekten parçalayarak şaka değil) temizlik yaptım.Sağ elimin yüzük parmağını yemeğe soğan rendelerken rendeledim neyse onu bantladım bir güzel ama parmağın yarısını rendelemişim nerdeyse..Yemeği sorunsuz pişmeye bıraktım derken çocukların odasını toplayayım dedim,şifonyeri şöyle çekerken o sargılı parmağım duvarla şifonyer arasında kalmasın mı gözümden şimşekler çıktı resmen,ucuna kan oturmuş parmağın ucu simsiyah,eşim gördü korktu valla...Ama ben dururmuyum o elle evi sildim süpürdüm,ütü yaptım yetti mi hayır bir de dün boşum ya yemek var,ütü yapılmış ev temiz aaa Dilek aşkolsun dinlenmek olur mu diyerek kışlıkları çıkarttım al sana bir ütü faslı dahaaaaaa,akşamına da kızları yıka,ütülediklerini yerleştir,Serra'nın çantasını hazırla derken şimdi zombi gibi geldim işe başım dönüyor resmen....
Cuma, Eylül 24, 2010
Yine Serra..Hep Serra......

Allahım ne yapacağımı şaşırdım;İki hafta oldu hala ağlayarak okula gidiyor.Hiç yaşamadığım ve en önemlisi de Serra'dan hiç beklemediğim bir durum bu,onun için çok çaresizim,yorgunum,üzgünüm.Geçecek inşallah alışacak gerçi öğretmeni on dakika sonra normale dönüyor aklınız kalmasın dese de benim gözümün önünden kreş merdivenlerine yatarak ağlayan görüntüsü akşama kadar gitmiyor.Artık akşam yediye kadar da bırakmıyoruz babam beşten sonra alıyor sonra beni karşılamaya geliyorlar o zamanki Serra'yla sabahkinin arasında dağlar kadar fark var tabi,yüzünde gülücükler açıyor.Kızım neden sabah ağlıyorsun dediğimde seni özlüyorum anne diyor ama ben evde oturan onunla birebir ilgilenen bir anne olamadım ki zaten ben işteyken de yalnızdı ama tek neden bu görünüyor şimdilik anne özlemi...
Dün akşamı da yazmadan geçmeyeyim Serra hanım ilerde burayı okuyunca vay be ne kadar akıllıymışım desin...
Akşam annemler bendeydi annemin bugün günü var,benim böreklerim de aile içinde pek meşhur olduğu için anneme akşamdan börek sarayım sen de sabah pişirirsin dedim pek sevindi canım benim, neyse akşam bize indik ama Serra annanesini inene kadar annane bizde kal vütven (lütfen) diye tavlamaya uğraştı durdu,eve geldik çocuğum yatacağımız yerleri de belirlemiş salondaki koltukta annanesi ve kendisini kendi yatağında da dedesini yatırarak pek becerikli olduğunu kanıtladı ama ben hemen anladım annaneyi evde kaldırak sabah ondan güç alacak ve evden bile çıkmayacak akıl işte maşallah plan kurma yeteneği pek gelişmiş sonra ben börekleri sararken bu erken kalktığı için annanesinin dizlerinde hop uyudu tabi, annemlerde akşam evlerine geçtiler.Sabah hanımın daha gözlerini açar açmaz sorduğu ilk soru annanemler burda mı kaldı demek oldu,malesef kızım dedim annaneler evine gitti suratından zor bir sabah uyandığımızı anladım ve haklı da çıktım,yine çığlık çığlığa okula bırakma seromonisi yaşadık ve üzgün yorgun mutsuz anne yine işe geldi, bakalım nasıl geçecek bu gün....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







